Bizler, sabahın köründe fabrikalara girenleriz; evdeki bakım yüküyle işteki yoğun tempo arasında hayatı omuzlayanlarız. Farklı işkollarından ama aynı kapitalist sömürü çarkının içinden sesleniyoruz: Üreten, ezilen, sömürülen emekçi kadınlarız. Bize dayatılan “kadının yeri evidir” geri düşüncesini, işte ve evdeki emeğimizin görmezden gelinmesini, eşitsizliği, erkek egemen zihniyeti, şiddeti, savaşı reddediyoruz. Kaybedecek hiçbir şeyimiz yok. Fabrikaların, hastanelerin, ofislerin ve sokakların gerçek sahipleri olarak hayatın her alanında olmaya ve mücadelemizi büyütmeye devam edeceğiz!
