Ağustos 1864’te Nijniy Novgorod’da doğdum. 1875’te girdiğim ve 1880’de mezun olduğum Simbirsk Mariinskaya Kız Lisesinde okudum. Liseden mezun olduktan sonra Simbirsk’te kiliseye bağlı cemaat okullarından birinde iki yıl öğretmen yardımcısı olarak çalıştım. Lise yıllarımda Belinski’yi okudum; daha sonra kardeşimle [Aleksandr] birlikte, o zamanlar kütüphanelerde artık verilmediği halde tam bir külliyatına sahip olan aile doktorumuzdan[1] temin ettiğimiz Pisarev’i okuduk.
İlk bilinçli arzum köy öğretmeni olmaktı. Simbirsk’teki halk okulu öğretmenleri arasında çeşitli pedagojik konular üzerine periyodik toplantılar yapılırdı. Çocuklarla büyük bir sevgiyle ilgileniyordum. 1883 sonbaharında kurslar için Petersburg’a gittiğimde çocuklarımı [öğrencilerimi] uzun süre özledim. Bestujev Kursları (Yüksek Kadın Kursları-tarih-edebiyat bölümüne girmiştim), antik döneme çok fazla ağırlık verilmesi nedeniyle beni biraz hayal kırıklığına uğrattı. Siyasi açıdan bunlar karanlık ve durgun 80’li yıllardı. Hiçbir devrimci çevreye katılmamıştım ve hiçbirini de duymamıştım. Sadece, Kasım 1886’da öğrenci hemşerilik (dayanışma) birliklerinin Dobrolyubov’un ölümünün 25. yıl dönümü münasebetiyle düzenlediği bir siyasi gösteriye katıldım. Kazaklar tarafından etrafımız kuşatıldı, birçoğumuz tutuklandı ve Petersburg’dan sürüldü.
Dinamit yapımı için nitrik asit gönderilmesine dair bir telgrafın benim adresime gelmiş olması nedeniyle, III. Aleksandr’a suikast davası kapsamında 1 Mart 1887’de tutuklandım. Bana Sibirya’ya beş yıllık idari sürgün cezası verildi. Fakat annemin ricası üzerine bu ceza Kazan vilayetinin Kokuşkino köyünde beş yıllık sürgüne çevrildi. Oradan, tedavi amacıyla 1889 ilkbaharında Samara vilayetinin Alakayevka köyündeki çiftliğe, kışa doğru ise Samara’ya nakledildim. M. T. Yelizarov ile evlendikten sonra[2] açık polis gözetimim oraya aktarıldı. Orada açık gözetim sürem bitti ve 1893 sonbaharında Moskova’ya taşındım.
O zamana kadar Narodnik görüşlere sahiptim. Ancak bu dönemde sosyal demokrat olarak yönümü tayin ettim. Moskova’da Mitskeviç’in işçi çevresiyle bağ kurup ona yardım ettim; onun tutuklanmasından sonra ise Finlandiyalı Çorba’nın çevresine dâhil oldum. Hauptmann’ın Dokumacılar [Die Weber] adlı eserini Almancadan çevirdim. Bu çeviri şapirografla [teksir makinesiyle] basıldı, Moskova ve çevre vilayetlerdeki işçiler arasında elden ele dolaştı. Daha sonra Dementyev’in Fabrika adlı kitabından yola çıkarak kısa bir broşür derledim, bu da işçiler tarafından çok ilgi gördü.
1898 sonbaharında Sosyal Demokrat Parti’nin ilk Moskova Komitesine girdim. O döneme gelindiğinde işçilerle epeyce bağımız oluşmuştu. Hatta 1 Mayıs 1899 için Moskova Komitesi yurt dışında basılmış bir bildiri siparişi dahi vermişti. 1899 ilkbaharında geniş çaplı bir polis baskını yaşandı. 1900 yazında yurt dışına gittim, orada iki yıl geçirdim; Paris ve Berlin’deki Iskra grubuna katıldım. Rusya’ya ancak 1902 sonbaharında döndüm. Fakat tüm verilere göre Zubatov[3] tarafından sıkı bir takip yürütüldüğünden Moskova’ya gitmedim. Tomsk’a geçerek oradaki ve birkaç Sibirya şehrindeki Iskracılarla bağlantı kurdum.
1903 ilkbaharında, sürgün edilen kardeşim Mariya İlyiniçna’nın annemle birlikte yaşadığı Samara’ya gittim. Sonbaharda hep birlikte Kiev’e taşındık ve 1 Ocak 1904’te hepimiz tutuklandık. O operasyonda, II. Kongreden sonra oluşan Merkez Komite, Kiev Komitesi ve ardından o sonbaharda Moskova’dan oraya geçen –bariz bir şekilde Zubatov’un ajanları tarafından fark edilmiş olan– birkaç kişi ele geçirildi. Yarım yıl hapiste yattım ve davanın sonuçlanmasından önce, Temmuzda serbest bırakıldım. Petersburg’a bir saatlik mesafede bulunan Sablino’ya yerleşmeyi başardım. Oradan gizlice Petersburg’a gidiyor, Petersburg Komitesinin mali komisyonuna katılıyordum. Bunun yanı sıra, Bolşeviklerin Yurt Dışı Merkezi ile yazışmaları yürütüyor, oradan gelen illegal literatürü teslim alıp Petersburg’a taşıyor, bir kısmını da Moskova’ya ve yakın vilayetlere sevk ediyordum.
1904-1905 kışında Petersburg’da Gapon dernekleri ses getiriyordu. 9 Ocak’ın [Kanlı Pazar] arifesinde, Narvskaya Zastava’nın ötesindeki bir toplantıya katılma fırsatım oldu. Ertesi sabah birkaç yoldaşla birlikte kalabalığa karışarak Troitski Köprüsünden geçtim ve ateş altında kaldım; yaralıları, kaçışanları gördüm…
Mariya Malıh Yayınevi bana Wilhelm Liebknecht’in Almanya’da 1848 Devrimi adlı kitabının Almancadan çevirisini ve başka küçük işler sipariş etti. Bu sırada Sosyal-Demokrat Bolşevik yayınevi Vperyod [İleri] açıldı. Petersburg’da, yazı işleri Nevski Prospekt’te bulunan ilk yasal Sosyal-Demokrat Bolşevik gazetesi Novaya Jizn [Yeni Hayat] kuruldu. Ben Vperyod yayınevinin yayın kurulu üyelerinden biriydim.
1907 sonbaharında bazı arşiv belgelerini araştırmak üzere yurt dışına gittim. Cenevre’den İsveç’e nakledilen belge sandıklarını, ardından Cenevre’de kalan diğer evrakı inceledim. Ocak 1907’de Samara’dan geçerken Moskova’ya uğradım. O sırada Moskova’da II. Devlet Duması seçimleri yapılıyordu; sokakta, sosyal demokrat adayların desteklenmesini öneren bir tomar bildiriyle yakalanıp tutuklandım. O seferinde birkaç gün hapiste yattım.
1908 sonbaharında Moskova’ya taşındım ve 1909 yılını orada geçirdim. Yurt dışıyla yazışmaları sürdürüyordum ancak yerel çalışmalara fiilen katılmam pek mümkün olmadı. Bir yandan annemin ağır hastalığıyla ilgileniyor, diğer yandan İlyiç’in 1909 ilkbaharında Moskova’da basılan Materyalizm ve Ampiryokritisizm adlı kitabının yayına hazırlanması ve düzeltilerinin yapılmasıyla uğraşıyordum.
1910’dan sonra Saratov’a geçtim. Orada yasal demokratik Privoljskaya Gazeta ve ardından popüler Saratovskaya Kopeyka gazetelerinde çalıştım. Saratov Komitesi için illegal bildiriler de kaleme aldım. 12 Mayısta [1912], kız kardeşim Mariya İlyiniçna ve Saratov Komitesinin bazı üyeleriyle birlikte tutuklandım. Fakat bu kez sadece iki hafta hapiste kaldım.
Daha sonra Marksist-Bolşeviklerin Prosveşçeniye [Aydınlanma] dergisinde sekreterlik görevini üstlendim. Dergideki makaleler ağırlıklı olarak yurt dışından gönderiliyordu ve sürekli olarak Yurt Dışı Merkezi ile yoğun yazışmalar yürütmek gerekiyordu.
Ocak 1914’te, kadın işçilere yönelik Rabotnitsa [Kadın İşçi] dergisinin yurt dışı yayın kuruluna ek olarak Rusya bürosu oluşturuldu. Bu kurul, 8 Mart Kadınlar Gününde çıkarılması kararlaştırılan ilk sayı için yazışmaları toplamaya ve makaleleri hazırlamaya başladı. Yayın kurulunun neredeyse tamamı, baskıdan birkaç gün önceki redaksiyon toplantısında tutuklanmış olmasına rağmen, ilk sayı basıldı ve dağıtıldı.
1914 yazında, annemle birlikte kız kardeşim Mariya’nın Saratov davasından dolayı sürgünde bulunduğu Vologda’ya gittim. Tam o sırada Birinci Dünya Savaşı patlak verdi; tüm Marksist dergiler ve gazeteler kapatıldı. Petersburg’a döndüğümde yurt dışıyla yazışmaları sürdürmeye, yasa dışı literatür için fon toplamaya, gelen yayınları teslim alıp dağıtmaya devam ettim.
Temmuz 1916’da tutuklandım. Önce Doğu Sibirya’ya sürülmem öngörüldü, daha sonra bu ceza Astrahan vilayetine çevrildi. Ekim ayında geçici olarak serbest bırakıldığımda, eşim tedavi için Petersburg’da kalmama izin verilmesini sağladı. Bir ay sonra evimde arama yapıldı. Ancak yasa dışı hiçbir şey bulamadıkları için bir ay daha kalmama izin verildi. Bir ay sonra sonuçsuz bir arama daha… Ve nihayet 1917 Şubat ayının 20’sinde yine sonuçsuz bir arama yapıldı. Fakat bu kez her halükârda tutuklanmam emredilmişti. Petersburg sokakları artık hareketli ve gergindi; devrim fırtınası kopmaya başlamıştı. Birkaç gün sonra halk hapishaneleri açmaya başladı. Kapatıldığım karakolun kapılarını da açtılar. Devrimci halk tarafından kurtarılmış olma mutluluğuna eriştim.
Mart’ın ilk günlerinde Pravda yeniden kuruldu. Gazetenin sekreterliğini üstlenmem teklif edildi; orada kız kardeşim Mariya İlyiniçna da yardımcılığıma geldi. Rabotnitsa dergisi de yeniden yayın hayatına başladı. Prosveşçeniye [Aydınlanma] dergisinin de bir veya iki sayısı çıktı. Bu sırada Tkaç [Dokumacı] dergisinin sorumluluğunu ben üstlendim; editörlük, sekreterlik ve tashih işlerinin tamamını tek başıma yürütmek zorundaydım.
Mayıs 1918’de Moskova’ya taşındım ve orada Sosyal Güvenlik Halk Komiserliğinde [Narkomsobes] çalışmaya başladım. 1919 sonbaharında Sovnarkom [Halk Komiserleri Konseyi], çocukların korunması bölümünün Aydınlanma Halk Komiserliğine [Narkompros] devredilmesine karar verdi; ben de bölümümle birlikte oraya geçtim. Ocak 1921’e kadar orada görev yaptım. 1 Nisan 1921’de Narkompros’tan ayrılarak Tüm Birlik Komünist Partisi (Bolşevik) Merkez Komitesine bağlı İstpart’a [Parti Tarihi ve Ekim Devrimi Tarihi Komisyonu] geçtim. Orada, diğer görevlerimin yanı sıra Proletarskaya Revolyutsiya [Proleter Devrimi] dergisinin sekreterliğini yürüttüm. 1932’den itibaren…
El yazması burada kesilmektedir.
Proletarya Devrimi-1935, sayı 6, s.132-134-
Çevirmenin notu: Anna’nın otobiyografik notları ne yazık ki burada sona ermektedir. Hastalığından dolayı, 1927’de Granat Ansiklopedik Sözlüğü için yazdığı V. İ. Lenin’in Hayatı Hakkında Kısa Deneme başlıklı anı yazısını da istediği gibi genişletememiştir. 19 Ekim 1935’te Moskova’da hayata gözlerini yumduğunda; sadece bir “abla” değil, Rus devrimci hareketinin elli yıllık canlı tanığı ve Bolşevik basınının kurucu öncülerinden biriydi. Kızıl Meydan’daki cenaze töreninin ardından, Leningrad’daki Volkovo Mezarlığında, çok sevdiği annesi ve kız kardeşi Olga’nın yanına defnedilmiştir.
[1] Doktor İ. S. Pokrovsky. Ed.
[2] A. İ. Ulyanova, Temmuz 1889’da M. T. Yelizarov ile evlendi. Ed.
[3] Sergey Zubatov (1864-1917): Çarlık gizli polisi Okhrana’nın en kurnaz olan ve politika üretenlerinden biridir. Devrimci hareketin yükselişini engellemek için, işçilerin ekonomik taleplerini polisin kontrolündeki yasal dernekler aracılığıyla çözmeyi amaçlayan ve tarihe Zubatovculuk olarak geçen yöntemi geliştirmiştir. Amacı, işçileri siyasi mücadeleden koparıp düzene sadık bir kitle haline getirmekti. Ancak bu oyun ters tepmiş, kurduğu yasal dernekler işçilerin örgütlenme bilincini artırarak 1905 Devriminin zeminini hazırlamıştır. Ç.N.
