Yazı Dizisi
Yabancılaşma
1. Yabancılaşma ve Gündelik Yaşam: Kapitalizm Yıkılmadan Cehennemden Çıkış Yok!/1
Bugün dünyanın herhangi bir bölgesinde, köyde ya da kentte yaşasın, toplumun çoğunluğunu oluşturan emekçilere ne hissettiklerini tek kelimeyle özetlemelerini istesek, büyük ihtimalle verecekleri cevap şudur: Değersizlik! Bu değersizliği yaratan sayısız...
2. Yabancılaşma ve Gündelik Yaşam: Kapitalizm Yıkılmadan Cehennemden Çıkış Yok!/2
İnsani duyumsamanın ortadan kalkması, insanın toplumsal varlığının, onu insan yapan tüm özelliklerinin ortadan kalkması anlamına gelir ki bu da bilinçli bireyin kendisini anlamsız ve ölü gibi hissetmesine neden olur. İnsan, her eyleminde kendisini daha fazla insanlaştırmak, bu doğrultuda canlı ve etkin bir varlık olduğunu göstermek ister. Fakat kapitalizm altında insan her yönden kötürümleşir
3. Yabancılaşma ve Gündelik Yaşam: Kapitalizm Yıkılmadan Cehennemden Çıkış Yok! / 3
Kapitalizmde metaların kazandığı bu fetişist karakter, onları insanın gerçek ihtiyaçlarını karşılayan kullanım değeri olmanın çok ötesine taşır. İnsanlar, bu cansız nesnelere sahip olmayı ve onların toplumsal gücünü kullanarak statü, itibar ve anlam kazanmayı isterler. Kuşkusuz başta para olmak üzere, güç ve statüyü temsil eden metalar daha fazla fetiş haline getirilir.
4. Yabancılaşma ve Gündelik Yaşam: Kapitalizm Yıkılmadan Cehennemden Çıkış Yok! / 4
Ürettiği muazzam şeyler karşısına yabancı ve düşman güçler olarak dikilen işçi kendini ezik, beceriksiz, yetersiz, haksız ve daha az zeki görür. Buna karşılık burjuva sınıfının bireyleri, işçinin emeği sayesinde elde ettikleri muazzam zenginlik, toplumsal güç ve lüks yaşamlarını kendi yetenek ve üstünlüklerinin bir sonucu olarak düşünürler. Emek sömürüsüyle kendilerine kurdukları “cennet” ayaklarını öylesine yerden keser ki, üstün ve ayrıcalıklı bir sınıf oldukları vehmine kapılırlar. Toplumsal çelişkilere ve sınıf mücadelesinin keskin sonuçlarına çarptıklarında ise, isyan edip ayaklanan emekçileri cahil, kıskanç, kurulu düzeni yıkmak isteyen ayak takımı ve açgözlü olarak damgalarlar.
5. Yabancılaşma ve Gündelik Yaşam: Kapitalizm Yıkılmadan Cehennemden Çıkış Yok! / 5
İnsan doğası sabit ve değişmez bir öz değildir, tarihseldir. Hiçbir insan çocuğu açgözlülükle, başkalarını sömürerek servet biriktirme hırsıyla, kin ve nefretle dolu olarak doğmaz. Bu özellikler onun biyolojik yapısına kazınmış değildir. Tüm bunları insana veren, içine doğduğu toplumdur. Demek ki insanın içinde yaşadığı toplumsal yapı yani üretim, bölüşüm ve yaşam biçimleri değiştiğinde; insanın hareket ve düşünme biçimleri, kültürü ve gelenekleri de değişir. İnsanı kendi emeğine yabancılaştıran, onu aşağılayan kapitalist üretim tarzı ortadan kalktığında, insan da kökünden değişecektir.
