Faşizme Giden Yolda Maraş Katliamı

Faşizme Giden Yolda Maraş Katliamı
Dünya ölçeğinde kendini hissettiren ekonomik ve siyasi istikrarsızlık giderek derinleşiyor. Dünya ekonomisinin eş zamanlı kriz eğilimi emperyalist-kapitalist sistemi çelişkilerin keskinleştiği, emperyalist hegemonya savaşının kızıştığı bir sürecin içine çekmiştir. ABD’nin başını çektiği emperyalist hegemonya savaşı dünyanın her köşesine yayılarak genişliyor; savaş, çoktandır günümüzün olağan gündemi haline gelmiş bulunuyor. Ekonomik kriz ve emperyalist hegemonya savaşının basıncı burjuva devletlerin militarist yönünü öne çıkarmakta, bu durum, anti-demokratik uygulamalarla kendini açığa vurmaktadır. Sözümona “uluslararası terör”ü önlemek bahanesiyle başta ABD ve...

Kılıçlı Bürokrasinin Düzeni

Kılıçlı Bürokrasinin Düzeni
Burjuva iktidar bloğu içindeki çatışma büyüyor Avrupa Birliği yanlısı burjuva kesimler ile AB'ye girilmesine karşı duran statükocu-milliyetçi burjuva kesimler arasında süren çatışma OYAK tartışmasıyla yeni bir boyut kazanmış bulunuyor. Uzunca bir süredir muhtelif siyasi konularda karşı karşıya gelen bu taraflar bu kez de özelleştirilecek devlet işletmeleri üzerinden karşı karşıya gelmiş bulunuyorlar. Telekom, Tüpraş ve Erdemir'i kapma kavgası üzerinden başlayan çatışma, bu kesimleri daha açıktan savaşa itmektedir. Tüpraş'ın talibi olan OYAK tüm çabalarına rağmen ihaleyi kazanamadı...

Dört Yıl Sonra 11 Eylül

Dört Yıl Sonra 11 Eylül
Doğru politikalar doğru teorilerin ürünüdür! 11 Eylül'ün üzerinden dört yıl geçti. Geçen süre içerisinde dünyada birçok değişim meydana geldi veya daha büyük değişimlerin öncülleri yaratıldı. Afganistan ve Irak savaşları, nüfuz alanlarında meydana gelen değişiklikler ve İran'ın namlunun ucuna konması gelecek günlerin habercisidir. Gerçekten de, emperyalist-kapitalist dünya sistemi, ABD'nin başını çektiği kızışan emperyalist paylaşım kavgaları nedeniyle her geçen gün biraz daha yıkım yaratmakta ve insanlığı savaş anaforunun içine çekmektedir. Emperyalistler arasındaki mevcut statükolar sarsılıyor, nüfuz alanlarındaki...

Emperyalist Savaşın ve Toplumsal Çelişkilerin Kıskacındaki Ülke: İran

Emperyalist Savaşın ve Toplumsal Çelişkilerin Kıskacındaki Ülke: İran
İran’daki şeriat devleti bugün 26 yaşında. Uygulanan tüm baskıya rağmen toplumsal çelişkiler keskinleşiyor İran’da; birçok şehirde grevler ve direnişler oluyor. Tüm baskılara ve açık şiddete karşın işçiler, kadınlar ve gençler mevcut rejime karşı mücadeleye girişmekten geri durmuyorlar. Kitleler şeriat rejiminden bıkmış durumdalar. İşsizlik, açlık, yoksulluk katlanılmaz hale geliyor; toplumsal çürüme yayılıyor. Varoşlarda yaşayan kent yoksulu emekçiler çaresizlik içinde kıvranıyorlar. 68 milyon nüfuslu İran’da yoksulluk sınırının altında yaşayanların oranı nüfusun %40’ını geçerken, işsizlik %20’nin üzerinde. İşsizlik...

Gün Ortasında Karanlık

Gün Ortasında Karanlık
Yabancılaşma ve Popüler Kültür Akıl tutulması Kapitalizm insanlığı derin bir bunalıma sürüklemiş durumda. İnsanlığın üzerine koyu bir sis çökmüş bulunuyor; gün ortasında karanlık yaşıyoruz. İnsan soyu yarattığı bunca maddi ve kültürel birikime rağmen, kapitalizm tarafından neredeyse önünü göremeyecek bir hale getirilmiş bulunuyor. Geleceğin nesilleri bugünü incelediklerinde muazzam çelişkilerle yüklü bir toplum görecekler karşılarında. Bugünkü maddi ve kültürel olanaklar sayesinde her alanda bilimsel gelişmeleri izleyip, müdahale ederek daha da geliştirebilecek, entelektüel, ruhsal ve fiziksel gelişmenin ve...

Yükselen Milliyetçilik ve Solun Zaaflı Tutumu

Yükselen Milliyetçilik ve Solun Zaaflı Tutumu
Ulusal 'onur'a değil, enternasyonalist bilincimize sahip çıkalım! Mersin'deki Newroz gösterilerinde yere vurulan Türk bayrağını bahane eden Genelkurmay'ın başlattığı milliyetçi kampanyanın etkisi hâlâ sürüyor. Sivil-asker bürokrasinin başını çektiği bu kampanyanın gerisinde yatan şey, işçi ve emekçi yığınların bilincini şovenizm zehriyle bulandırarak Türk ve Kürt emekçileri birbirine düşman etmekti. Bilindiği gibi, devletçi-faşist güçlerin topyekûn harekete geçtiği ve MHP-Ülkü Ocaklıların sahne önünde göründüğü bu şovenist kampanya sonucunda Trabzon, Samsun, Sakarya ve Sivas'ta devrimcilere dönük linç girişimleri baş göstermişti....

Emperyalist Savaşın Yeni Halkası: Kırgızistan

Emperyalist Savaşın Yeni Halkası: Kırgızistan
“Lale Devrimi” mi, burjuva çetelerin iktidar kavgası mı? Dünya basını durmaksızın haber geçiyor ve Kırgızistan’da bir halk “devrimi” yaşandığını duyuruyor. Gürcistan ve Ukrayna’da başlayan sözümona “devrim” Kırgızistan’a ulaşmış! Sırada kimin olduğunu soruyor büyük Amerikan ve Avrupa gazeteleri. ABD emperyalizminin sözcüleri ve tekelci finans-kapitalin elindeki medya, Kırgızistan’daki “Lale Devriminin” ülkeye demokrasi getireceğini vaaz ediyor. Oysa yaşananlar emperyalist hegemonya savaşının bir parçası. Emperyalist hegemonya savaşı kızışarak yayılıyor ve yayıldıkça yeni yöntemler de geliştiriyor. Ortadoğu ve Kafkasya, nicedir...

Ortadoğu’da Filistin, Filistin’de Ortadoğu

Ortadoğu’da Filistin, Filistin’de Ortadoğu
Bu yazı, ateşkes süreci başlamadan önce kaleme alınmıştır. Abbas ve Şaron’un, 8 Şubatta Şarm el-Şeyh’te bir araya gelerek ilan ettikleri ateşkes, Abbas’ın İsraillilere yönelik şiddet eylemlerine son verileceği, Şaron’un ise Filistinlilere yönelik askeri operasyonların durdurulacağı sözlerine dayanıyordu. Zirvede ne Abbas ne de Şaron “işgal” sözcüğünü ağızlarına aldılar. Var olan sorunların hiçbirisi gündeme getirilmedi. Bush’un “tarihi zirve” diye göklere çıkardığı bu zirvedeki “tarihi ateşkes”in delinmesi için sadece bir gün yetti. Ateşkesin üzerinden bir gün geçmeden İsrail...

Oportünizmin “Yeni Enternasyonal” Anlayışı ve Devrimci Bir Enternasyonalin Eksikliği-1

Oportünizmin “Yeni Enternasyonal” Anlayışı ve Devrimci Bir Enternasyonalin Eksikliği-1
Komünist Enternasyonalin 1 Eylül 1928’de yapılan Altıncı Kongresinin üzerinden 76 yıl geçti. Bu kongrede, dünya işçi sınıfının komünist önderliğinin bürokratik karşı-devrimin darbeleri altında ağır bir yenilgiye uğratıldığı tescillenmiş oldu. Ekim Devriminin prestijinin ve Avrupa’daki devrimci rüzgârların belirleyici olduğu bir dönemde kurulan işçi sınıfının bu dünya-devrimci önderliği, devrimin dünyaya genişleyememesi sonucunda içten yürüyen bürokratik bir karşı-devrimle yıkılan işçi devleti ile birlikte son buldu. İşçi devletinin cesedi üzerinde kendine has bir egemen sınıf olarak yükselen bürokrasi, Komünist...

Oportünizmin “Yeni Enternasyonal” Anlayışı-2 Birinci Enternasyonalin Tarihi Önemi ve Misyonu

Oportünizmin “Yeni Enternasyonal” Anlayışı-2 Birinci Enternasyonalin Tarihi Önemi ve Misyonu
Birinci Enternasyonal, işçi hareketi açısından, 1848 Devrimlerinin yenilgisiyle oluşan bir gericilik döneminde sınıf hareketinin ileri olduğu ülkelerle daha yeni gelişmekte olduğu ülkeler arasında bir koordinasyon ihtiyacına yanıt vermek için kurulmuştu. Çağrı’nın sonunda ve Enternasyonalin tüzüğünde işçi sınıfının kurtuluşunun onun kendi eseri olacağı ve siyasal iktidarı ele geçirmesi gerektiği vurgulanıyordu.

Devrimci Marksist Teorinin Yeniden Üretimi-2

Devrimci Marksist Teorinin Yeniden Üretimi-2
Gericilik dönemlerinde tutulması gereken ana halka; ideolojik-teorik savaşım, Marksist düşüncenin savunusu ve yeniden üretilmesi temelinde bir komünist partinin inşasına girişmektir. Bu başarıldığında, sınıf hareketinin düzeyi açısından bir gerileme yaşansa bile, bu durum devrimci düşüncenin, yöntem ve programın sürekliliği açısından bir kopmaya yol açmaz. Troçki’nin de söylediği üzere; “Marksizm en yüksek tarihsel ifadesini Bolşevizmde bulmuştur. Proletaryanın ilk zaferi ve ilk işçi devleti Bolşevizm bayrağı altında gerçekleşmiştir. Artık hiçbir güç bu olayları tarihten silmeyi başaramaz.”

Devrimci Marksist Teorinin Yeniden Üretimi

Devrimci Marksist Teorinin Yeniden Üretimi
Gericilik dönemlerinde kopan ideolojik halkalar yeniden Marksizme bağlanmalıdır Birinci Bölüm Her büyük tarihsel ilerleme dönemlerinin açılmasını önceleyen, bu tarihsel yükselişe ön gelen bir karanlık tarihsel konaklama dönemi olagelmiştir. Tarihin materyalist ve de diyalektik kavranışı, çürüme ve bu çürümenin somut yaşamda ya da toplumsal ilişkilerdeki ifadesi olan gericilik dönemlerinin kendi içinde karşıtını taşıdığını, bu karşıtına rağmen var olduğunu, buna binaen sürekli bir iç dönüşüm yaşadığını ve büyük devrimci gelişmelerin bizzat bu karanlığın içinde mayalanarak çıktığını gözler...

Uğur Yücel’in Yazı Tura Filmi: Kürt Sorununun Adını Koyamamak!

Uğur Yücel’in Yazı Tura Filmi: Kürt Sorununun Adını Koyamamak!
Uğur Yücel’in geçenlerde gösterime giren Yazı Tura filmi 41’nci Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde en iyi film seçildi. Film, ayrıca on ayrı dalda ödüle layık görüldü. Tüm bunlara rağmen şu sıralar gösterimde olan filme “beklenen” ilginin gösterilmediği görülüyor. Film, burjuva medya tarafından oldukça öne çıkarıldı; yazar-çizer takımı, eleştirmenler, filmi ve Uğur Yücel’i kutsadılar. Onlara göre film, söyleyeceklerini sakınmadan söyleyen, çok cesur bir film! Uğur Yücel bu filmle “toplumsal olaylara karşı duyarsız kalmadığını” iddia ediyor. Zaten,...

IMF ve Dünya Bankası’na Karşı Doğru Tutum

IMF ve Dünya Bankası’na Karşı Doğru Tutum
Dışarıda arama, IMF-DB zaten içeride! Türkiye gibi ülkelerde ekonomik kriz riski gündemden düşmüyor. Son yıllarda dünya ekonomisinin de genel anlamda bir kriz eğilimi içinde olması nedeniyle bu gibi ülkelerde patlak veren krizler giderek artıyor. Krizlerin etkisi gelişmiş kapitalist ülkelere nazaran daha az gelişmiş Türkiye gibi kapitalist ülkelerde daha yıkıcı oluyor. Bu durum kapitalist dünya ekonomisinin organik yapısından kaynaklanıyor. Krizler gerçekte bir bütün olarak bu sistemin krizleri olmasına rağmen, öncelikle ve en sık olarak sistemin en...

Emperyalist Savaş ve Kitlelerdeki İç Dönüşümün Öyküsü: 1902 Doğumlular

Emperyalist Savaş ve Kitlelerdeki İç Dönüşümün Öyküsü: 1902 Doğumlular
20. yüzyıl, dünya tarihi için eşi benzeri olmayan olayların bir arada yaşandığı yoğun bir yüzyıl olmuştur. Her ne kadar insanlık tarihinde daha önce de çok önemli değişimler olmuşsa da, tarihin gerçek anlamda bir dünya tarihi haline gelişi temel olarak kapitalizm döneminde, özel olarak da onun en yüksek aşamasını temsil eden emperyalizm döneminde, yani 20. yüzyılda olmuştur. 20. yüzyılda egemen olan emperyalist-kapitalist sistem, dünyanın en kuytu köşelerinde kendi iç kapalı düzenlerinde yaşayan onlarca halkı modern burjuva iktisadi-siyasal...

Kitap ve Broşürlerimiz

Tüm Kitaplar
İlyiç-Lenin Hakkında Anılar

İlyiç-Lenin Hakkında Anılar

Anna İlyiniçna Ulyanova-Yelizarova, hem ailenin en büyüğü olması hem de Lenin’in etrafındaki devrimci çekirdeğin bizzat içinde yer alması nedeniyle, Ulyanov ailesinin tarihi, çocukların karakterleri ve...

YAZAR
Anna İ. U. Yelizarova
YIL
2026