Irak’taki İşgale Karşı Proleter Devrim Bayrağını Yükselt!

Irak’taki İşgale Karşı Proleter Devrim Bayrağını Yükselt!
14 Aralık 2003 günü ABD emperyalizminin Irak’taki işgal temsilcileri burjuva medyaya Saddam Hüseyin’i yakaladıklarını açıkladılar: “Baylar ve bayanlar, onu yakaladık.” Saddam’ın içinde bulunduğu durum tüm dünya televizyonlarında peş peşe ekranlara getirildi. Emperyalist medya baronları kapitalist bir devletin eski diktatörünün yakalanmasını, ABD emperyalizminin kudretini ispatlamak ve emperyalizmin üstünlüğünü vurgulamak amacıyla ideolojik bir saldırıya dönüştürdüler. Oysa yakalanan eski diktatör burjuva Saddam’dır ve işçi sınıfının onun için dökecek tek bir damla gözyaşı yoktur. İşçi sınıfını sömüren, toplumu burjuva...

Filistin Sorunundaki Gelişmeler ve İki Farklı Çözüm

Filistin Sorunundaki Gelişmeler ve İki Farklı Çözüm
Bu kaçıncı “yol haritası”? Emperyalistlerin cehenneme çevirdiği Ortadoğu’da haritası çıkartılmamış yol kalmadı adeta. Ama yine de bir “çözüm”den söz edilemiyor. Hâlâ emperyalistler peş peşe yeni “yol haritaları” piyasaya sürüyorlar. Emperyalist hegemonya mücadelesinin tarafları, ayrı renk ve tonlarda (!) bir “yol” gösteriyorlar Filistin halkına. Görünürde ise Siyonist İsrail devletinin Filistin halkının üzerine yağdırdığı bombalardan, yıkılan evlerden, ölen emekçilerden başka bir şey yok. Eylül 2000’de başlayan son intifadadan bugüne kadar ölen Filistinlilerin sayısı 3 bini aşmaktadır. ABD...

Savaş, Devrim ve Faşizm Üzerine

Savaş, Devrim ve Faşizm Üzerine
"Eğer Komünist Partisi devrimci umudun partisi ise, bir yığın olarak faşizm de karşı-devrimci umutsuzluğun partisidir." -Troçki Tarih sahnesine çıkışından itibaren kapitalizm, gezegenimiz üzerinde sık sık yıkım ve felâketler meydana getirdi. Kapitalizm yaşadığı krizleri yıkımlar örgütleyerek ve bu yıkımları yeniden üreterek aşmaya çalıştı. Ancak bu sarmal yerini kendiliğinden bir başka ekonomik formasyona bırakamayacağından dolayı da, aslında sorun olduğu gibi devam ediyor: ekonomik yükselişler ve çöküşler. Aslında tüm bu yıkım ve felâket süreçlerinin anası kapitalist mülkiyet tarzından...

Enternasyonalizm mi, Milliyetçilik mi?

Enternasyonalizm mi, Milliyetçilik mi?
TKP önderliğinde yeni bir karışımın hazırlıkları yapılıyor. Kapitalizmin çelişkileri üzerinden yükselmeyen sosyalist devrim dinamikleri icat edilmeye çalışılıyor. TKP Genel Başkanı ve Gelenek dergisinin yazarlarından Aydemir Güler, “Sosyalist Devrim ve Yurtseverlik” başlığı altında şunları yazıyor...

23. Yılında 12 Eylül: Sınıf Mücadelesinde Kırılma

23. Yılında 12 Eylül: Sınıf Mücadelesinde Kırılma
Sermaye sınıfının istediği dönüşümler işçi sınıfının ve devrimci hareketin mücadelesine rağmen kolaylıkla gerçekleşemezdi. Bu ancak işçi sınıfı hareketinin tamamen geriletilmesi ve devrimci hareketin bastırılmasıyla mümkün olabilirdi.

Emperyalistler Arasında Sıkışan Türk Burjuvazisi

Emperyalistler Arasında Sıkışan Türk Burjuvazisi
Burjuvazinin hayal kırıklığı ABD ve İngiliz emperyalizminin savaş makineleri Irak halkının üzerine tomahawk füzeleri yağdırırken, Türk burjuvazisinin kalemşorları tozu dumana katmış savaş güdüsüyle dizlerini dövüyorlardı. Çünkü Meclisten savaş tezkeresi geçmemiş ve Türkiye savaşa resmen savaşın bir parçası olmamıştı. Günlerce kitlelerin bilincini esir aldılar ve ABD’nin yanında savaşa girdiğimizde neler kazanacağımızı ballandıra ballandıra anlattılar. Efendim, 24 milyar dolarlık bir kredi gelecek, ABD Türk üslerinde girişeceği inşaatlara dolar akıtacak, Türkiye Irak paylaşılırken masada olacak ve savaşın ganimetinden...

Küba: Ulusal Devrimden Bürokratik Diktatörlüğe

Küba: Ulusal Devrimden Bürokratik Diktatörlüğe
İkinci emperyalist paylaşım savaşı bittiğinde, SSCB’nin varlığında cisimleşmiş “reel sosyalizm” ve savaşın galipleri arasında yer alan Sovyet bürokrasisi, dünya işçi sınıfı nezdinde büyük bir itibar kazanmıştı. Savaşı kazanan SSCB, ABD ve İngiltere, dünyayı kendi nüfuz alanlarına böldüler. Doğu Avrupa ve Güney Asya’da birtakım nüfuz alanları SSCB’ye bırakıldı. SSCB kendine bırakılan Doğu Avrupa ülkelerini bir taraftan Kızıl Ordu aracılığıyla kontrol ederken öte yandan da baştan Sovyet bürokrasisine bağlı, bürokratik tarzda örgütlenmiş resmi KP’ler aracılığıyla bu ülkeleri...

Sovyetler ve Devrim

Sovyetler ve Devrim
Dünya kapitalizminin derin bir kriz içine sürüklendiği ve devrim ve karşı-devrim durumlarının her an gündeme gelebileceği çalkantılı bir dönemden geçiyoruz. Böylesi gelişmelerin içinde proletaryanın örgütlenme biçimleri de tartışma konusu oluyor. İşçi sınıfının siyasal iktidarı alacağı ve burjuva devleti parçalayarak yerine koyacağı organlar yani sovyetlerin ne zaman ortaya çıkacağı, ya da önceden kurulup kurulmayacağı veya sovyetlerin Rusya’ya özgü olup olmadığı ve sovyetlerin yerine daha evrensel bir örgütlenme koyulması gerektiği tartışması her dönemde olduğu gibi, bu dönemde...

İran Devrimi

İran Devrimi
11 Eylül saldırılarından sonra siyasal İslâm yeniden gelip tartışma gündemine oturdu. Acaba yeni bir savaş mı başlıyordu, bu savaş dinler arası bir savaş mı olacaktı, ve siyasal İslâm bu savaşta bir tarafı mı temsil ediyordu? Amerikan emperyalizmi, öz evlâdı olan bin Ladin ve Taliban’a saldırdı ve bu saldırı ABD’nin dünya jandarmalığını ve sarsılan hegemonyasını korumaya yönelikti. ABD, siyasal İslâma yönelik bir politika değişikliğine gitmiş ve ona şimdilik ihtiyacı kalmamıştır. Bu konjonktürde, İran’daki kitle hareketi siyasal...

Brezilya Seçimlerinin Ardından

Brezilya Seçimlerinin Ardından
Latin Amerika’da tutuşan ateş tüm coğrafyayı sararak büyüyor. Dünya ekonomisinin içine girdiği daralma ve kriz dönemi, en sorunlu bölgelerde kendini tüm çıplaklığıyla açığa vuruyor ve sömürülen kitleler kapitalist sistemin saldırılarına karşı tepki gösteriyor; toplumsal muhalefet alabildiğine artıyor. Bugüne kadar askeri darbeler ve iç çalkantıların en sık yaşandığı Latin Amerika, özellikle 1990’lardan itibaren işçi sınıfının giderek etkisini arttırdığı bir süreç yaşıyor. Daha 2000 yılında Ekvador’da işçi sınıfı ve yoksul kitleler ayaklanarak tüm devlet kurumlarını işgal ettiler...

Dünyayı Sarsan On Gün

Dünyayı Sarsan On Gün
Bolşevik iktidarından hâlâ bir serüven olarak söz edenler var. Evet bu bir serüvendir ve insanlığın bugüne kadar giriştiği serüvenlerin en büyüğüdür. Bu, emekçi yığınların önünde tarihe geçen, geniş ve basit istekleriyle her şeyi saran bir serüvendir. (John Reed) 1917 Ekim proleter devriminin üzerinden tam 85 yıl geçti. Bu yıllar içinde insanlık tarihi sayısız olaylara, devrimci gelişmelere ve toplumsal altüst oluşlara tanık oldu. Ancak tüm yaşananlar proletaryanın siyasal iktidarıyla sonuçlanmadı ve insanoğlu hâlâ kapitalist sömürü mekanizması...

Emperyalist Savaş Rüzgarları

Emperyalist Savaş Rüzgarları
“Emperyalizm fırtınalı, sıçramalı, felâket ve çatışmalarla yüklü karakterde bir dönemdir.” (Lenin) Dünya ekonomisinin içine girdiği kriz aşırı üretim, daralan pazarlar ve kâr oranlarının düşmesiyle karakterize oluyor. Sermaye kendini yeniden ve yeniden üretmek zorundadır. Ama aşırı üretimle karakterize olan kapitalizm, pazarların sınırlarına çarpıp anaforlar yaratarak kırılmakta ve kriz sermayenin sınırsızca gelişimine ağır darbeler indirmektedir. Sermayenin durmaksızın genişleme ihtiyacıyla pazarların sınırlılığı ve böylece sermayenin tüm potansiyelleriyle realize olamaması arasındaki çelişki, üretimin yüksek düzeylerde toplumsallaşması ile üretim araçlarının...

Berlin Duvarının Yıkılmasından 11 Eylül’e

Berlin Duvarının Yıkılmasından 11 Eylül’e
Rayından Çıkan Emperyalist Dengeler Berlin Duvarının yıkılması ve ardından Doğu Avrupa’daki bürokratik yapıların çökmesi, dünyadaki siyasi dengelerin hızlı bir değişim sürecine girdiğinin habercisiydi. Nitekim kısa bir süre sonra, bürokratik rejimlerin merkezi ve hegemon gücü olan SSCB’nin de çökmesiyle birlikte, uluslararası siyasi dengeler altüst oldu. Emperyalist ideologların deyişiyle, artık “yeni bir dünya düzeni”yle karşı karşıyaydık. Ancak bu hiç de iddia edildiği gibi, “sınıf mücadelesinin sona erdiği” ve neoliberalizmin kendi bayrağını ebedi bir şekilde göndere çektiği bir...