Savaş, Suriyeli Göçmenler ve Milliyetçilik

Savaş, Suriyeli Göçmenler ve Milliyetçilik
Mart 2011’de Suriye’de başlayan halk protestoları, yerini bir süre sonra iç savaşa bıraktığında, Başbakan Erdoğan, Esad rejiminin kısa zamanda çökeceğini ve kısa zamanda Şam’daki Emevi Camii’nde namaz kılacaklarını açıklamıştı. Bu heyecanlı ifadenin anlamı açıktı: Kardeşlikten çıkarılıp kalleş ilan edilen Esad’ın kısa sürede alt edilmesiyle Türk emperyalizmi Ortadoğu’daki rüştünü ispat edecek ve Osmanlı hayalleriyle dolu AKP adeta fetih duygusu tadacaktı. Bu nedenle, bir taraftan Suriye muhalefeti silahlandırılıp desteklenirken, öte taraftan da sorunu Birleşmiş Milletler’in gündemine daha...

Libya’da Kaos Derinleşiyor

Libya’da Kaos Derinleşiyor
Yaklaşık üç yıl önce emperyalist saldırının hedefi olan Libya’da, kelimenin tam anlamıyla bir keşmekeş hüküm sürüyor. Kaddafi’nin devrilmesiyle ülkeye “özgürlük ve demokrasi” getireceklerini iddia eden emperyalistler ve yerli burjuva güçler, elbirliğiyle, parçalanmış ve iç savaşın süreğen hale geldiği bir Libya yarattılar. Demokratik hak ve özgürlüklerini talep ettiği zaman Kaddafi’nin hışmına uğrayan ve üstüne kurşunlar yağan Libya halkı, bugün de emperyalist-kapitalist güçlerin yarattığı durumun bedelini ödüyor. İç savaşın ve emperyalist saldırının getirdiği yıkım tüm korkunçluğuyla yerli...

Sermayenin Arzusu: Her Yer Taşeronlaştırılsın!

Sermayenin Arzusu: Her Yer Taşeronlaştırılsın!
Soma’da 300’ü aşkın maden işçisi sermayenin açgözlülüğüne kurban gitti. Kâra dayalı kapitalist üretim biçiminin işçiler için bedeli bu kez Soma’da korkunç bir işçi katliamı oldu. Yüzlerce ailenin evine ateş düştü, çocuklar babasız, eşler dul, analar-babalar evlâtsız kaldı. İşçi aileleri acılarıyla baş etmeye ve ayakta kalmaya çalışırken, meydana gelen bu katliamın sorumlularından biri olan AKP hükümeti, bir kez daha tam bir riyakârlıkla, sorumluları araştıracağını ve sorunları çözeceğini iddia etti. İş cinayetlerinin tırmanmasında büyük bir rolü olan...

Özerklik Tartışmaları ve Şovenizm

Özerklik Tartışmaları ve Şovenizm
Yerel seçimlerin ardından, Diyarbakır Belediyesi Eşbaşkanı Gültan Kışanak, verdiği bir mülakatta, Kürt bölgesinden çıkartılan petrolden pay talep ettiklerini dile getirdi. Hemen ardından Kürt hareketi, Hakkâri ve Şırnak’ın özerklik kapsamında pilot bölge olarak seçildiğini duyurdu. Bu açıklamalar üzerine, AKP’sinden MHP’sine, liberalinden muhafazakârına, sosyal-demokratından kendine komünist sıfatını yakıştıran TKP’ye varıncaya kadar geniş bir yelpaze, dört dörtlük bir şovenizm örneği sergilemekten geri durmadı. Konu Kürt halkının haklı talepleri noktasında tutum almaya gelince, kendilerine liberal ve hatta komünist etiketi...

Sermaye İşçilerin Kanıyla, Canıyla Büyüyor

Sermaye İşçilerin Kanıyla, Canıyla Büyüyor
Dünya ölçeğinde süren kapitalist saldırıların bir sonucu olarak işçi sınıfı işsizlikle, esnek ve güvencesiz çalışmayla, iş saatlerinin uzatılmasıyla, taşeronlaştırma ve iş kazalarıyla boğuşuyor. Küresel krizin etkisiyle sıkışan kapitalistler, kârlarını yükseltmek amacıyla çalışma sürelerini ve iş temposunu arttırmakta, bunun yanı sıra iş güvenliği önlemlerini umursamamakta ve işçi sağlığını hiçe saymaktalar. Örgütsüz olan işçiler ise, dayatılan bu koşullara ses çıkartamamakta ve göz göre göre ölüme gönderilmekteler. İşçiler bu kısır döngü içinde sıkışıp kalırken, kapitalistler hızla sermayelerini büyütmeye...

Medya ve Demokrasi

Medya ve Demokrasi
Gerçek bir basın özgürlüğü ile demokrasi arasında dolaysız bir bağ vardır. Basının özgür olmadığı bir düzende demokrasiden söz edilemez. Aslında burjuva düzene baktığımızda bu gerçeği tüm çıplaklığıyla görebiliriz. Öncelikle en demokratik burjuva toplumda bile ifade özgürlüğünün oldukça sınırlı olduğunu belirtmek lazım. Hem devlet aygıtını hem de basın ve medya araçlarının tekelini elinde tutan burjuvazi, bu sınırlı ifade özgürlüğünü dahi daraltmakta ve işçi-emekçi kitlelerin sesini boğmaktadır. Medya araçları üzerinde tekel kuran burjuvazi, bu araçlar dolayımıyla kapitalist...

Enternasyonal: İşçi Sınıfının Uluslararası Marşı

Enternasyonal: İşçi Sınıfının Uluslararası Marşı
Bu kavga en sonuncu kavgamızdır artık Enternasyonalle kurtulur insanlık! Bundan 143 yıl önce Parisli işçiler ayaklanmış ve bir kent ölçeğinde de olsa siyasi iktidarı ellerine almışlardı. 72 gün boyunca iktidarı ellerinde tutan Parisli komünarlar tarihe unutulmayacak bir iz bıraktılar ve sonraki işçi kuşaklarına iktidar hedefinin gerçekleşebileceğini gösterdiler. İşçi sınıfı birçok kez devrimci kalkışmalara girişmiş ve nihayetinde 18 Mart 1871’de ilk kez siyasi iktidarı ele geçirmişti. Ancak, 1871 Mayısında komünarlar ne yazık ki yenilgiye uğradılar. Parisli...

Suriye Açmazı ve Rojava’da Halk Uyanışı

Suriye Açmazı ve Rojava’da Halk Uyanışı
Suriye’deki iç savaşa bir çözüm bulmak maksadıyla 22 Ocakta İsviçre’nin Montrö kentinde başlayan “Cenevre-II” görüşmeleri, yaklaşık üç hafta süren birkaç toplantı sonrasında çöktü. Görüşmelere Esad rejiminin temsilcileri, muhalefetin bir bölümü, ABD, AB, Rusya, Türkiye ve Suudi Arabistan gibi güçler katılırken, İran’ın yanı sıra, Suriye Kürdistanı’nda (“batı” anlamına gelen Rojava sözcüğüyle anılıyor) en büyük politik gücü temsil eden PYD de Cenevre’ye davet edilmedi. Esasında “Cenevre-II”den somut hiçbir sonuç çıkmayacağı en başından belliydi. Muhalefet onlarca parçaya bölünmüş...

Bosna-Hersek’te Emekçilerin Öfkesi Büyüyor

Bosna-Hersek’te Emekçilerin Öfkesi Büyüyor
Yugoslavya’nın dağılmasının ardından yaşanan sancılı süreç sonrasında ortaya çıkan devletlerden biri olan Bosna-Hersek, Şubat ayının başlarında, son dönemin en büyük kitle eylemlerine sahne oldu. Ülkenin eski bir sanayi kenti olan Tuzla’da yer alan bir fabrikanın özelleştirilip kapatılması ve binlerce işçinin işsiz kalması işçilerin öfkesini daha da körükledi. Yaklaşık on bin işçinin fabrikanın kapanmasıyla birlikte ücretlerini alamaması ve işsiz kalması, yıllardır işsizlik, sefalet, yoksulluk cangılında boğuşan işçileri sokağa döken patlama noktası oldu. Tuzla’da başlayan eylemler basit...

Kapitalizm ve Yolsuzluk

Kapitalizm ve Yolsuzluk
Eğer kapitalizmin serbest rekabetçi döneminden emperyalizm dönemine ve özellikle de günümüze bir çizgi çekersek, yolsuzluk, rüşvet ve dolandırıcılık grafiğinin sıçramalı olarak tırmandığını görürüz. Tekeller, bir taraftan kendi aralarında kıran kırana rekabete tutuşurken, öte taraftan da kendi amaçlarına ulaşmak için devlet yetkililerine büyük rüşvetler yedirmekten, sahteciliğe, dolandırıcılığa, uyuşturucu kaçakçılığına, kara para aklamaya başvurmaktan imtina etmezler. Lenin’in ifadesiyle mali oligarşinin baskısı sonucunda her alanda bir gericilik başlar; burjuva siyaset arenası daha boğucu hale gelirken, hükümetler artan ölçüde...

Beyrut Kasabı Öldü, Filistin Sorunu Devam Ediyor

Beyrut Kasabı Öldü, Filistin Sorunu Devam Ediyor
2006’dan bu yana bitkisel hayatta olan İsrail’in eski başbakanı Ariel Şaron’un 11 Ocakta ölmesi, Filistin halkının yaşadığı acıları, katliamları yeniden gündeme taşıdı. İsrail’de “büyük bir asker” ve “kahraman bir savaşçı” olarak görülüp “Buldozer” lakabıyla anılan eli kanlı Şaron, Arap halkları ve özelde Filistin halkı içinse “Beyrut Kasabı” olarak tarihe geçmiştir. Filistinlilerin, Şaron’un ölüm haberini bir bayram havasında karşılamaları ve sevinç duymaları, onun Filistin sorununda izlediği imhacı siyasi çizgiden kaynaklanmaktadır. İşgal edilen Filistin toprakları üzerinde 1948’de...

Sendikal Hareketin Krizi

Sendikal Hareketin Krizi
Geçtiğimiz haftalarda gerçekleşen Hava-İş kongresinde THY yönetiminin ekibinin seçilmesi, hemen sonrasında ise Hak-İş’e bağlı Hizmet-İş’te büyük bir yolsuzluğun patlak vermesi sendikal hareketin vahim durumunu yeniden gündeme getirdi. Uzun bir dönemdir Türkiye’de sendikal hareket krizdedir ve bu kriz hâlâ aşılabilmiş değildir. Sendikalar giderek daha fazla bürokratlaşmış, üst bürokrasi burjuvaziyle ve burjuva hükümetlerle daha fazla iç içe geçmiş, yozlaşma ve yolsuzluk alıp başını gitmiştir. Şaşırtıcı olmayan bu son gelişmeler sendikal krizin giderek derinleştiğinin de bir başka ifadesidir....

Orta Afrika Cumhuriyeti’nde Neler Oluyor?

Orta Afrika Cumhuriyeti’nde Neler Oluyor?
Afrika toprakları asırlarca Batılı egemenler tarafından yağmalandı, talan edildi. Bu da yetmedi, “uygarlık” götüren “beyaz adamlar” tarafından “kara derililer” köleleştirildiler, gemilere bindirilip denizaşırı ülkelere götürüldüler. Kapitalizm gelişti, “uygarlık” ilerledi, lâkin Afrika’nın kara bahtında yüzyıllardır bir değişiklik olmuyor. 1950’li, 60’lı yıllarda bağımsızlıklarını kazanan Afrika ülkeleri gerçek anlamda özgürleşemediler ve kapitalist sömürüden kurtulamadılar. Açlıktan, yoksulluktan, hastalıktan kırılan Afrikalıların acıları dinmiyor. Sefalet ve çaresizlik içerisindeki Afrika halkları, tüm bu yaşananlarla birlikte bir de uzun yıllardır savaş cenderesinin ortasındalar....

Marx, Cumhuriyetçilik ve Kemalist TKP

Marx, Cumhuriyetçilik ve Kemalist TKP
SİP-TKP’nin önde gelen isimlerinden Kemal Okuyan, burjuva cumhuriyetin 90. yıldönümü kutlamalarının yapıldığı 29 Ekimde, “Marx Cumhuriyetçiydi” başlıklı bir yazı kaleme aldı. Daha yazının girişinde Okuyan şöyle diyor: “Marx’ın ABD’deki Cumhuriyetçilerin destekçisi olduğunu bilir misiniz? Bush’un partisinin yani…” Marx önce Cumhuriyetçi Parti yanlısı ilan ediliyor, sonra da kaşla göz arasında ABD emperyalizminin azılı temsilcisi Bush gibilerin destekçisi gibi gösteriliyor. Peki bir buçuk asır öncesine ait bir meseleye dair herhangi bir not düşülmeden, bodoslamadan Marx’ın, Cumhuriyetçiliğin ve...

Kapitalizmde Felâketler Yoksulları Vuruyor

Kapitalizmde Felâketler Yoksulları Vuruyor
Son yirmi yıldır dünyadaki “doğal” felâketlerin ardı arkası kesilmiyor. Depremler, tsunamiler, seller, kasırgalar… Yaşanan felâketler giderek sıklaşıyor ve insan hayatında yarattığı yıkımlar onmaz acılara yol açıyor. Bizzat burjuva kurumların yayınladıkları raporlara göre de dünyadaki doğal afetlerin sayısı son 20 yılda 4 kat arttı. Özellikle 2000’den sonra bu tür felâketlerin yol açtığı yıkımı pek çok acı örnekte gördük. “Doğal” denilen bu felâketlerin daima yoksul kesimleri başta olmak üzere emekçileri vurduğunu da görüyoruz. 2004 yılının Aralık ayında...