Tükettiren Kapitalizm İnsanı Tüketiyor

Tükettiren Kapitalizm İnsanı Tüketiyor
Kapitalist sistemde üretim, insan ihtiyacı esas alınarak yapılmaz. Bu akıldışı sistemde üretimin ana amacı burjuvazinin kâr elde etmesidir. Her kapitalist daha fazla ürün üreterek piyasaya sürmeyi ve pazara sürdüğü malların kısa sürede tüketilip kâra dönüşmesini ister. Gözünü kâr hırsı bürümüş kapitalistlerin asıl hedefi, bu ürünlerde kristalleşmiş olan işçinin ödenmemiş emeğini realize etmektir. Bu nedenle ürünlerin daha fazla tüketilmesi için hedef kitle belirlenir ve her türlü yolla tüketim arttırılmaya çalışılır. Dünya üzerinde bir yanda zenginlik artarken...

Bonapartların ve Hitlerlerin İktidara Tırmanış Süreci

Bonapartların ve Hitlerlerin İktidara Tırmanış Süreci
Bonapartizm ve faşizm olağanüstü koşulların ürünüdür. Bu olağanüstü koşulları yaratan şey, kapitalizmin içine yuvarlandığı derin ekonomik kriz, sistemin istikrarsızlaşması, savaş, egemen sınıf içindeki çatışmalar, buna bağlı olarak toplumda gelişen ve burjuva siyaset arenasında sürüp giden kaostur. Krizlerin ve olağanüstü koşulların diktatörleri öne çıkartmasıyla, onların kişisel ve politik hırsları doğrultusunda fırsat kollamaları ve krizleri bu temelde kullanmaları arasında diyalektik bir ilişki vardır. Tarih öylesine ilginç bir durum yaratır ki, bu dönemde düzenin ihtiyaçlarıyla diktatörlerin kişisel hedefleri...

Müslüman Coğrafyada Emperyalist Savaş ve İdeolojik Manipülasyonlar

Müslüman Coğrafyada Emperyalist Savaş ve İdeolojik Manipülasyonlar
Tüm yıkıcılığıyla sürüp giden ve gün geçtikçe genişleyen emperyalist savaş, bugün esas olarak Müslüman coğrafyada yoğunlaşmış bulunuyor. Afganistan’dan Irak’a, Suriye’den Yemen’e ve oradan Afrika’ya uzanan bölge emperyalist paylaşımın şimdiki cephelerini oluşturuyor. Emperyalist savaşın Müslüman coğrafyada yoğunlaşması, bizzat bu savaşın bir parçası olan Müslüman ülkelerin egemen sınıfları tarafından çarpıtılıyor, kendi günahlarının üzerini kapatmak ve kitlelerin bilincini bulandırmak amacıyla kullanılıyor. Meselâ Türkiye’de AKP de dahil olmak üzere, İslamcı örgüt ve tarikatlar savaşların daima İslam coğrafyasında meydana geldiğini,...

Emperyalist Maceracılığı Meşrulaştırma Çabaları

Emperyalist Maceracılığı Meşrulaştırma Çabaları
Ortadoğu’daki emperyalist savaş kritik bir eşiğe gelirken, paylaşım masasına güçlü bir şekilde oturmak isteyen emperyalist-kapitalist güçler mevzi tutmaya çalışıyorlar. Önümüzdeki dönemde Suriye’nin nasıl şekilleneceği, hiç kuşkusuz Ortadoğu’daki emperyalist paylaşımın genel seyrine bağlı olacaktır. Lakin şu hususu da hesaba katmak lazım: Bugün Irak, Suriye ve Yemen gibi ülkelerde çeşitli güçler üzerinden dolaylı olarak kozlarını paylaşan emperyalist-kapitalist devletler, hiç beklenmedik anda doğrudan karşı karşıya gelebilirler. Bu hiç de zayıf bir ihtimal değildir. Aslında Ortadoğu’da sürüp giden emperyalist...

1 Kasım ve AKP’nin Emperyalist Siyaseti

1 Kasım ve AKP’nin Emperyalist Siyaseti
1 Kasım seçimlerinin sonuçları tartışılmaya devam ediyor. Hiç kuşkusuz AKP’nin kendisi dâhil toplumun geniş bir kesimi ortaya çıkan sonucu beklemiyordu. Geniş emekçi kitlelerin AKP’ye oy vermesinde ve dolayısıyla söz konusu sonucun ortaya çıkmasında pek çok etmen var. İşçi sınıfının örgütlülük ve bilinç düzeyinin, sınıflar arası güç dengesinin, burjuva siyaset arenasındaki gelişmelerin toplumu nasıl koşullandırdığının üzerinden atlanarak seçim sonuçları derinden kavranamaz. Kuşkusuz 1 Kasım seçim sonuçlarını değerlendirirken bizim odaklandığımız noktalar ile burjuva kesimlerin, düzen partilerinin, araştırmacıların...

AKP’nin Çifte Standardı

AKP’nin Çifte Standardı
Geçtiğimiz günlerde Manisa’da Gülen cemaatine yönelik operasyonlar gerçekleştirilmiş ve başörtülü kadınlar kelepçelenerek gözaltına alınmışlardı. Sosyal medyada yüzlerce kez paylaşılan başörtülü kadınların kelepçeli görüntüleri, burjuva medyada geniş yer bulmuş ve tartışma konusu haline getirilmişti. Bu konu Başbakan Ahmet Davutoğlu’ndan İçişleri Bakanına, Bülent Arınç’tan Manisa Valisine kadar pek çok üst düzey devlet yetkilisinin de gündemine girdi. Haberin duyulmasıyla birlikte Davutoğlu derhal ilgili polisler hakkında inceleme başlatılması ve Emniyet Müdürünün de açığa alınması talimatını verdi. Hemen ardından ise...

AKP’nin Korporatist Hamleleri ve Sendikal Hareket

AKP’nin Korporatist Hamleleri ve Sendikal Hareket
Hak-İş’in 13. Olağan Genel Kurulu 22-24 Ekim tarihleri arasında Ankara’da gerçekleştirildi. Ancak bu genel kurula bir sendika genel kurulu demek oldukça zor. Zira bu sözümona genel kurul, asla işçi sınıfının sorunlarının ve çözüm yollarının tartışıldığı bir toplantı olamadığı gibi, en genel düzeyde sendikal meselelerin konuşulduğu ve sermaye hükümetine itirazların yükseldiği bir kürsü bile olamadı. Genel kurulun her aşamasına devlet ile iç içe geçmiş, sınıf mücadelesini değil açık bir sınıf işbirliğini savunan ve böylelikle korporatizme kapıları...

Filistin’de Yeni Bir İntifada mı?

Filistin’de Yeni Bir İntifada mı?
Eylül ayı başından bu yana Filistin topraklarında gerilim yeniden tırmandırılmaya başlandı. Eylül ayında Yahudilerin ve Müslümanların kutsal saydığı Mescid-i Aksa’ya Filistinlilerin girişlerine 40 yaş sınırlamasının getirilmesinin ve İsrail kolluk güçlerinin ve aşırı sağcı Yahudi yerleşimcilerin Filistinli Araplar üzerindeki baskılarını şiddetlendirmelerinin ardından gerginlik iyice artmıştı. İsrail polisi, Müslümanların en önemli camisi durumundaki Mescid-i Aksa’ya gerçekleştirdiği baskınlarda içeri postallarla girerek Filistinlilere hakaretlerde bulunmuş, çatıdan cemaatin üzerine göz yaşartıcı gaz, ses bombası ve plastik mermi yağdırmıştı. Filistinlileri tahrik...

Kürt İllerinde Çocuk Katliamları Devam Ediyor

Kürt İllerinde Çocuk Katliamları Devam Ediyor
Diyarbakır’ın Sur ilçesinde 10 Ekimde başlayıp 13 Ekimde kaldırılan sokağa çıkma yasağı sürecinde biri çocuk iki sivil katledildi. Halil Tüzülerk, 27 yaşındaydı, 2 çocuk babasıydı ve eşi şu an üçüncü çocuğuna hamile. Devlet sokağa çıkma yasaklarıyla Kürt halkını evlerine hapsedip açlığa, susuzluğa terk etse de Halil’in yüreği güvercinlerini aç bırakmaya el vermedi. Güvercinleri beslemek için evinin damına çıktığında ise keskin nişancıların hedefi oldu. Güvercin barışın simgesidir. Kandan beslenenlerse barış istemiyorlar. Keskin nişancıların barış güvercinlerinin beslenmesine...

Bayrak Neyi Temsil Ediyor?

Bayrak Neyi Temsil Ediyor?
Burjuvaziye kulak verecek olursak bayrak, ulusun ve dolayısıyla tüm toplumun ortak çıkarlarını temsil etmektedir. Güya bayrak, toplumun acıda ve kıvançta birleşmesinin bir simgesidir. Bunun böyle olup olmadığını anlamak için, her şeyden önce o toplumun nasıl bir toplum olduğunu ortaya koymak gereklidir. Dünyamızda kapitalist sömürü düzeni hüküm sürmektedir ve her ülkede, devlet dolayımıyla siyasal iktidarı elinde tutan burjuvazidir. Yeniden tek başına iktidar olmak isteyen AKP ve onun tek başına iktidar olmasıyla fiili başkanlığını sürdürme peşinde olan...

Mülteci Sorununda Burjuvazinin İkiyüzlülüğü

Mülteci Sorununda Burjuvazinin İkiyüzlülüğü
Mülteci krizi büyümeye ve Avrupa ülkelerini sarmaya devam ediyor. Mültecilerin yaşadığı trajediler gündemde önemli bir yer tutmayı sürdürürken, haftalardır, burjuvazinin özellikle de mülteci kriziyle karşı karşıya kalan Avrupalı egemenlerin, bu sorunun üstesinden nasıl geleceklerini tartıştıklarını izliyoruz. Sınır kontrollerini arttırarak, Avrupa kapısına dayanan yüz binlerce mültecinin girişlerini engelleyerek sorunun üstesinden gelmeye çalışan burjuva hükümetler, bu trajedilere sebep olanın, küçücük çocukların, kadınların, yani ölüme gönderilen binlerce mültecinin katillerinin kendileri olduğunu ise toplumdan saklamaya çalışıyorlar. Mülteci dramının sorumlusu...

Kapitalizmin Yarattığı Mültecilik Dramı

Kapitalizmin Yarattığı Mültecilik Dramı
Afganistan, Irak, Suriye, Libya, Somali, Eritre, Bangladeş ve daha nice Asya, Afrika ve Ortadoğu ülkesinden milyonlarca yoksul emekçi, savaş, açlık, işsizlik, salgın hastalıklar, katliamlar, siyasi baskılar ve yine tahripkâr kapitalist üretim tarzı yüzünden oluşan doğal afetler sebebiyle yaşadıkları toprakları terk etmek zorunda kalıyor. Kapitalizmin emperyalizm aşamasının ürettiği en ciddi sorunların başında ise savaş geliyor. Emperyalist-kapitalist güçler dünyayı bir savaş cehennemine dönüştürmüş durumdalar. Emperyalistler kirli hesapları ve çıkarları uğruna milyonlarca insanı canından etmekten, evsiz-barksız, çaresiz bırakmaktan...

Savaşın Bedelini Kadınlar Ödüyor

Savaşın Bedelini Kadınlar Ödüyor
AKP hükümetinin “çözüm süreci” adı altında Öcalan’la görüşmeler yürüttüğü ve HDP milletvekillerinin Kandil’e gönderildiği yaklaşık üç yıl boyunca bir çatışmasızlık süreci yaşandı. Lakin AKP, bu süreçten umduğunu bulamayınca ve iç ve dış politikalarında köşeye sıkışınca, kutuplaştırma politikasına ve savaş diline dönmeye karar verdi. Erdoğan, 7 Haziran seçimleri yaklaştıkça kullandığı kutuplaştırma dilini daha da keskinleştirdi. Seçim öncesinde onlarca provokasyonun gerçekleştirilmesi ve Erdoğan’ın hayallerini suya düşüren 7 Haziran seçim sonuçları, “sürecin” aynı şekilde yürümeyeceğini göstermişti. HDP’nin baraj...

Medyada Savaş Düzeni

Medyada Savaş Düzeni
7 Haziran seçimlerinde tek başına iktidar yetkisi alamayan ve geçici hükümet konumunda olan AKP, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yönlendirmesi altında kendini bir geçici savaş hükümeti olarak konumlandırmış bulunuyor. AKP’nin tüm amacı, ne pahasına olursa olsun yeniden tek başına iktidar koltuğuna oturmak. Kurt puslu havayı sever misali AKP, tüm devlet gücünü kullanarak savaş ve kaos yaratmaya girişmiştir. Bu kaos ortamında düzen medyasına biçilen görev ise kitlelerin bilincini esir alarak yönlendirmek. AKP hükümeti savaş düzenine geçtikten sonra, burjuva medyanın...

Metal Direnişi ve Sınıfa Dönük Olmak

Metal Direnişi ve Sınıfa Dönük Olmak
Metal işçilerinin başlattığı mücadele, üzerinde durulması ve irdelenmesi gereken çok önemli yönler içeriyor. Meselâ işçilerin örgütsüzlüğü, sınıf bilincinden ve geçmişin mücadele deneyimlerinden yoksun olmaları, tüm bunlardan kaynaklı yaptıkları hatalar ve yenilgiler meselenin bir yönüdür. Ancak bu mücadelenin zaaflarını ve eksikliklerini sosyalist hareketin güçsüz ve genelde işçi sınıfından kopuk olmasından bağımsız olarak düşünemeyiz. Çünkü sınıfın bilinç ve örgütlülük düzeyinin ilerletilmesinde sosyalist hareketin rolü hayatidir. Sosyalist hareketin büyük bölümünün işçi sınıfıyla ilişkisinin “teorik” ve “entelektüel uğraş” olmanın...