2026 Asgari Ücreti 28 Bin Lira: İşçilerin Sefaleti, Kapitalistlerin Zenginliği Büyüyecek!

2026 Asgari Ücreti 28 Bin Lira: İşçilerin Sefaleti, Kapitalistlerin Zenginliği Büyüyecek!
Kapitalist sınıf ve iktidar eliyle Türkiye’de ortalama ücret haline getirilmiş olan asgari ücret, bir kez daha açlık sınırının altında bırakıldı. Yerli ve yabancı sermaye tekelleri ile iktidar çevresindeki sermaye grupları, işçi sınıfına karşı domuz topu gibi birleştiler. 2026 asgari ücretine yapılan bu sefalet zammıyla birlikte emek gücü, kendi değerinin çok altında bırakıldı ve maliyetler daha da aşağıya çekildi. Bunun anlamı açıktır: İşçi sınıfının alım gücü daha da düşecek, yoksulluk çukuru derinleşecek, sefalet koşulları yaygınlaşacak. Ancak...

Binlerce İşçi Gebze’den Haykırdı: Asgari Değil İnsanca Yaşam!

Binlerce İşçi Gebze’den Haykırdı: Asgari Değil İnsanca Yaşam!
2026 yılı asgari ücreti tespit görüşmeleri ve MESS sözleşmeleri devam ederken, DİSK, “Gelirde-Vergide Adalet, İnsanca Yaşanacak Ücret” talebiyle Gebze’de bir miting düzenledi. Mitinge DİSK’e bağlı sendikalar, sosyalist örgüt ve partiler katıldı. Birleşik Metal-İş Sendikasına üye metal işçileri mitinge yoğun bir katılım sağlarken, metal patronlarının örgütü MESS’in 3 yıllık sözleşme ve sefalet zammı dayatması coşkulu sloganlarla protesto edildi

Smart Solar İşçileri Dayanışmayla Kazanacak!

Smart Solar İşçileri Dayanışmayla Kazanacak!
Smart Solar işçilerinin grevi devam ediyor. Gelecek Bizim Gelecek Sosyalizm grubundan kadınlar olarak Smart Solar işçilerini grevlerinin 53. gününde ziyaret ettik. DİSK Birleşik Metal-İş Sendikası Gebze 1 Nolu Şubede örgütlü işçilere patronun teklif ettiği zam, matematiği keşfedenlerin bile şaşıracağı kadar düşüktü. Yüzde 6! Yüksek enflasyon, eriyen ücretler ve artan hayat pahalılığı karşısında neredeyse bir şaka gibiydi. Patronun sefalet zammı teklifini kabul etmeyen, geçinebilecekleri bir ücret talep eden, çocuklarının daha sağlıklı koşullarda yaşayabilmesi için haklı mücadele eden...

“Kendimi Ceset Gibi Hissediyorum” Dedirten Bu Sisteme Lanet Olsun!

“Kendimi Ceset Gibi Hissediyorum” Dedirten Bu Sisteme Lanet Olsun!
Aynı tezgâhta çalıştığım arkadaşım daha 22 yaşında. Bir taraftan esnerken ve gözlerimizden uyku akarken soruyorum; “nasılsın?” Bıkkın, yorgun, bıraksan yere düşecekmiş gibi yüzüme bakıyor. “Ceset gibiyim” diyor! Canım acıyor bu sözü duyunca, öylece yüzüne bakıyorum. Üstüne bilinçli olarak düşünsem böyle bir cevap veremezdim ben. Hayatının baharında, önünde koca bir yaşam var değil mi? Enerjik ve umut dolu olması lazım değil mi? Ama değil, “ceset gibiyim” diyor.

Yabancılaşma ve Gündelik Yaşam: Kapitalizm Yıkılmadan Cehennemden Çıkış Yok!/2

Yabancılaşma ve Gündelik Yaşam: Kapitalizm Yıkılmadan Cehennemden Çıkış Yok!/2
İnsani duyumsamanın ortadan kalkması, insanın toplumsal varlığının, onu insan yapan tüm özelliklerinin ortadan kalkması anlamına gelir ki bu da bilinçli bireyin kendisini anlamsız ve ölü gibi hissetmesine neden olur. İnsan, her eyleminde kendisini daha fazla insanlaştırmak, bu doğrultuda canlı ve etkin bir varlık olduğunu göstermek ister. Fakat kapitalizm altında insan her yönden kötürümleşir
Emekçi Kadınlardan 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü Mesajları

Korkunun ve Şiddetin Olmadığı, Özgür ve Eşit Olduğumuz Bir Yaşam İçin!

Korkunun ve Şiddetin Olmadığı, Özgür ve Eşit Olduğumuz Bir Yaşam İçin!
Bu sistem yaşamlarımızı değersizleştiriyor. İşte bu yüzen mücadele etmeliyiz, gençler olarak sosyalizm mücadelesine katılmalıyız! Benim yerime başkası yapar mantığını bırakıp alanlara dolup taşmalıyız. Bu çürümüş çarkı bozuk düzeni ancak birlik ve beraberlik içinde, el ele, omuz omuza değiştirebiliriz. Biz sosyalist kadınlar için bu mücadele yalnızca kadınların değil tüm işçi sınıfının özgürlük mücadelesidir. Kadının yaşam hakkı, güvenceli bir hayat ve özgürlük talebi ancak mücadeleyle kazanılır.
Emekçi Kadınlardan 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü Mesajları

Eşitsizliği, Ezilmeyi, Şiddeti, Yok Sayılmayı Kabul Etmiyoruz!

Eşitsizliği, Ezilmeyi, Şiddeti, Yok Sayılmayı Kabul Etmiyoruz!
Hiçbir kadın boyun eğmek zorunda değil. Hiçbir kadın yalnız değil. Bugün susmak yerine yan yana geliyoruz. Korkuya değil, dayanışmaya yaslanıyoruz. Çünkü bir kadının özgürleştiği gün, toplumun zincirlerinden biri daha kırılır. Ve biz o zincirin tamamen kopacağı güne kadar, tüm gücümüzle savaşacağız ve yeni özgür bir yaşamı kendi ellerimizle kuracağız.
25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü

Başka Türlü Bir Yaşam İçin Mücadeleden Başka Seçeneğimiz Yok!

Başka Türlü Bir Yaşam İçin Mücadeleden Başka Seçeneğimiz Yok!
Gelecek Bizim Gelecek Sosyalizm grubu olarak, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü yaklaşırken kadın ve erkek işçiler, gençler, öğrenciler olarak bir araya geldik, Diren filmini izledik. Film 1900’lü yılların İngiltere’sinde geçiyor. Kadınların oy hakkı mücadelesi filmin ana teması olsa da, kadınların bir birey olarak yok sayıldığı, aşağılanıp horlandığı dönem çarpıcı karelerle gözler önüne seriliyor. Emekçi kadınların hem kadın olarak ezilmesi hem de sömürülmesi sergileniyor. Küçücük yaştan itibaren çamaşırhanelerde çalışan kadın işçiler gün...

Çocuk Hakları Gününde Çocuklar İş Cinayetinde Ölüyor!

Çocuk Hakları Gününde Çocuklar İş Cinayetinde Ölüyor!
Bugün 20 Kasım Dünya Çocuk Hakları Günü. Birleşmiş Milletler tarafından 1989’da Çocuk Hakları Sözleşmesinin kabul edilmesiyle kutlanmaya başlanmış. Dünyayı anlamaya çalışan bir genç olarak ilk öğrendiğim şeylerden biri şu oldu: Bu düzende kâğıt üzerinde haklar var ama gerçekte yok; pratikte yok, iktidarın da umurunda değil var olan haklar. Türkiye, 14 Eylül 1990’da Çocuk Hakları Sözleşmesini kabul etmiş, 27 Ocak 1995 tarihinde yürürlüğe koymuş. Yani ben henüz yokken, babam ise çocuk işçilikten yeni çıkıp gençliğe adım...

Cephede 1914 Noel Ateşkesi ve 1917 Ekim Devrimi

Cephede 1914 Noel Ateşkesi ve 1917 Ekim Devrimi
Bir grup işçi ve öğrenci olarak bir araya gelip Ateşkes filmini izledik ve 1917 Ekim Devrimini andık. Birinci Emperyalist Dünya Savaşı, 1917 Ekim Devrimi ve günümüzdeki savaş ve yaşadığımız pek çok sorun üzerine sohbet ettik. Kapitalist sömürü düzeninin her alanda büyük krizler yarattığı günümüzde savaşı ve Ekim Devrimini konuşmak, tarihsel hafızamızı yenilemek çok önemli. Çünkü büyük altüst oluşların yaşandığı bir süreçten geçiyoruz. Teknolojik gelişme almış başını gidiyor ama biz bu teknolojiyle ya da üretici güçlerle...
Denetim, Ceza ve Önlem Yok, Kâr Hırsı Sınır Tanımıyor

Dilovası’nda 6 Kadın İşçinin Yanarak Ölmesinin Sorumlusu Patron Düzeni ve Siyasi İktidardır!

Dilovası’nda 6 Kadın İşçinin Yanarak Ölmesinin Sorumlusu Patron Düzeni ve Siyasi İktidardır!
8 Kasım sabahı Kocaeli’nin Dilovası ilçesinde bulunan Ravive Kozmetik’te 6 kadın işçinin canını alan yangın ile 25 Mart 1911’de ABD’nin New York kentinde Triangle gömlek fabrikasında 146 kadın işçinin canını alan yangın arasında tarihsel bir süreklilik var. Bu tarihsel sürekliliği sağlayan şey, kapitalist kâr düzenidir, onun işleyiş yasalarıdır! Dönem ve mekân değişse de kapitalist açgözlülük değişmeden kalıyor ve işçilerin canını almaya devam ediyor.

Sistem Çürükse, Binalar Sağlam Olsa Ne Olur?

Sistem Çürükse, Binalar Sağlam Olsa Ne Olur?
Gebze’deki çöken bina ile her ay ortalama 150 işçiyi hayattan kopartan iş cinayetleri, orman yangınları, maden açma adı altında zeytinliklerin ve doğanın yok edilmesi, on binlerin canını alan depremler, her gün bir yenisi patlayan yolsuzluk ya da çeteleşme arasında doğrudan ve iç içe geçmiş bir ilişki var. Çünkü tüm bunlar aynı zihniyetin yani kapitalist açgözlülüğün ve çürümenin değişik alanlardaki görünümleridir yalnızca.

Yabancılaşma ve Gündelik Yaşam: Kapitalizm Yıkılmadan Cehennemden Çıkış Yok!/1

Yabancılaşma ve Gündelik Yaşam: Kapitalizm Yıkılmadan Cehennemden Çıkış Yok!/1
Bugün dünyanın herhangi bir bölgesinde, köyde ya da kentte yaşasın, toplumun çoğunluğunu oluşturan emekçilere ne hissettiklerini tek kelimeyle özetlemelerini istesek, büyük ihtimalle verecekleri cevap şudur: Değersizlik! Bu değersizliği yaratan sayısız sorun var ve tüm bu sorunların kaynağı sömürü düzeni kapitalizmdir. Bu düzen, bugüne kadar insanlığın başına olmadık belalar açtı, açmaya da devam ediyor. İnsanlık tarihinde hiçbir zaman görülmemiş ve zaten görülmesi de nesnel olarak mümkün olmayan evrensel yıkıcı sorunlar kapitalizmin eseridir. Üretimden ve kendi varoluş...

Trump’ın Gazze Planı, Barış Şovu ve Ortadoğu’da Kalıcı Denge Arayışı

Trump’ın Gazze Planı, Barış Şovu ve Ortadoğu’da Kalıcı Denge Arayışı
İnsan, kutsallık halesiyle örülmeye çalışılan bu sahtekârlığı görünce, “kapitalizmde şeyler baş aşağı durur” diyen Marx’ı anmadan edemiyor. Çünkü Trump, Amerikan egemen sınıfı içinde savaşı her türlü yolla sürdürmek isteyen politik bir çizginin temsilcisidir. Ya faşist Netanyahu’nun Trump’a altından barış güvercini heykeli hediye etmesine ne demeli? Aralarında yüzlerce gazetecinin, doktorun, çocuğun, kadının bulunduğu on binlerce sivilin katledildiği, tarifi mümkün olmayan acıların yaşandığı Gazze soykırımının üzerine tüy dikmek değil de nedir bu?

İnsan İnsanın Kurdu Mudur ya da İnsanın Doğası Nedir?

İnsan İnsanın Kurdu Mudur ya da İnsanın Doğası Nedir?
Tüm sınıflı ve sömürülü toplumların insana dair düşüncesi, kapitalizm altında daha kapsamlı ideolojik bir çerçeveye kavuşmuştur. Kapitalizm öncesi sınıflı toplumlarda kurumsal din, egemen sınıfın insan anlayışının temel açıklayıcısı ve anlatıcısı olmuştur. Buna göre doğasında bencillik olan insan rekabet eder, çıkarları için savaşır, egemen olmak için kendi türünden olanları öldürür (mesela Kabil’in Habil’i öldürmesi), suça bulaşır, çalar ve günah işler. Kapitalizmle birlikte, dinin yanı sıra, bilim ve teknoloji de modern sömürücü sınıfı oluşturan burjuvazinin hizmetine girmiştir....

Kitap ve Broşürlerimiz

Tüm Kitaplar
İlyiç-Lenin Hakkında Anılar

İlyiç-Lenin Hakkında Anılar

Anna İlyiniçna Ulyanova-Yelizarova, hem ailenin en büyüğü olması hem de Lenin’in etrafındaki devrimci çekirdeğin bizzat içinde yer alması nedeniyle, Ulyanov ailesinin tarihi, çocukların karakterleri ve...

YAZAR
Anna İ. U. Yelizarova
YIL
2026