Stavro’nun Hikâyesi ve Halkların Kardeşliği

Stavro’nun Hikâyesi ve Halkların Kardeşliği
Elia Kazan’ın Amerika Amerika adlı romanı, okuyucuyu 19. yüzyıl sonlarında Anadolu topraklarında Erciyes eteklerinde bir kasabaya götürür. Bu kasabada Ermeniler, Rumlar ve Türkler birlikte yaşarlar. Şunu da belirtmek gerekir ki Rum/Yunan ve Ermeni halkları, Türkler ve Müslümanlar tarafından azınlık olarak görülürler.  Zaten Osmanlı devletindeki resmi konumları da budur. Biliyoruz ki egemenler sorun yaratmadıkça, farklı dini inanışlara ve etnik kimliklere sahip olsalar da halklar birlikte yer içerler, farklı duygu ve özlemlerle de olsa gözleri aynı dağlara...

Düş Yolcularını Unutmadık, Unutturmayacağız!

Düş Yolcularını Unutmadık, Unutturmayacağız!
20 Temmuz 2015… Türkiye tarihine kanlı, karanlık bir gün olarak geçti. Bundan 9 yıl önce 33 düş yolcusu, düşlerini gerçekleştiremeden yaşamdan kopartıldı. Çoğu SGDF’li yüzlerce sosyalist genç, yüreklerinde yarınlara dair barış umuduyla Türkiye’nin farklı kentlerinden bir araya gelmişlerdi. Suriye/Rojava’daki Kobanê halkının yaralarını sarmak amacıyla, ellerinde oyuncaklarıyla çocukları sevindirmek ve yaşam sevinçlerini büyütmek için çıkmışlardı yola. Yürüttükleri kampanyayla topladıkları kitapları, oyuncakları ve gıda maddelerini katil IŞİD’in saldırılarıyla harabeye dönen Kobanê’ye götüreceklerdi. Sınırın öte yanına yani Kobanê’ye...

Vietnam Savaşı Protestolarını Yeniden Hatırlamak

Vietnam Savaşı Protestolarını Yeniden Hatırlamak
Sivil Vietnamlıların, asker ve gerillaların da aralarında olduğu üç milyon civarında insanın korkunç bir biçimde yaşamını yitirdiği, üç milyon insanın yaralandığı ve 500 bin askerin “savaş sonrası travmatik stres bozukluğu” yaşadığı bu savaşın vahşeti toplumsal hafızadan silinmiş değil. Vietnam Savaşı protestoları ve 68 başkaldırısı, işçi sınıfının ve genç kuşakların emperyalist savaşa ve kapitalizmin yarattığı sorunlara karşı ayağa kalktığı devasa bir mücadele olarak tarihte yerini aldı. Emekçilerin ayağa kalkmasının basıncı altında kalan ABD, Vietnam’dan 1973’te çekilmek...

Patronların Ucuz İşgücü Madeni: MESEM

Patronların Ucuz İşgücü Madeni: MESEM
Eski adıyla Çıraklık Eğitim Merkezi şimdiki adıyla Mesleki Eğitim Merkezi (MESEM) programlarına kayıt yaptıran çocukların, gençlerin sayısı son yıllarda giderek arttı. Üniversite mezunu işsizlerin akıbetini gören gençler ve aileleri, geleceksizlik ve çıkışsızlık sarmalından kurtulmak için haklı olarak hem meslek öğrenmek hem de para kazanmak amacıyla MESEM programlarına başvuruyorlar. Gerçek anlamda mesleki eğitim sağlamaktan uzak olan bu projeler, patronlar için ise ucuz işgücünün sağlandığı adeta bir maden yatağı olarak kullanılıyor. TÜİK verilerine göre 15-17 yaş grubundaki...
Haftaya Bakış

Fransa, İngiltere ve İran Seçimleri Üzerine Bir Değerlendirme

Fransa, İngiltere ve İran Seçimleri Üzerine Bir Değerlendirme
Haziran ayının ilk haftasında gerçekleşen Avrupa Parlamentosu seçimleri ve bu seçim sonuçlarının tetiklediği Fransa’daki 30 Haziran-7 Temmuz seçimleri, aşırı sağ/faşist partilerin güçlenmeye devam ettiğini teyit etmiş oldu. Fransa’da şimdilik Le Pen’in partisi birinci olamadı ama milletvekili sayısını dramatik şekilde artırdı. Keza İngiltere’deki seçimlerde Nigel Farage liderliğindeki faşist Reform UK Partisi yüzde 14 oy alarak parlamentoya 4 vekil gönderdi. Molla rejiminin meşruiyet krizinin sürdüğünü ortaya koyan İran’daki seçimleri bir kenara koyarak Avrupa’daki seçimlere odaklandığımızda, göçmen karşıtlığının aşırı...

Sivas Katliamının Sorumlusu Kim?

Sivas Katliamının Sorumlusu Kim?
Öncelikle şu konuya dikkat çekmek lazım: Madımak Otelinin önünde kışkırtılıp galeyana getirilen tarikat üyeleri, siyasal İslamcılar, cihatçılar ve elbette faşistler, kontrgerillacılar vardı. Oteli de bunlar ateşe verdi; 33 aydını, yazarı, sanatçıyı ve 2 otel çalışanını yakarak katlettiler. Ama onları kışkırtıp harekete geçiren güç kimdi? Madımak Otelinin biraz yakınında binlerce askerin bulunduğu Tugay Komutanlığı neden harekete geçirilmedi, polis neden gerici güruhu izledi ve yangına müdahale edilmedi? 2 Temmuz, Türkiye toplumunun suikastlar, şüpheli ölümler, tırmandırılan haksız savaş...

Kaotik Dünya, Belirsiz Gelecek: Çıkış Nerede?

Kaotik Dünya, Belirsiz Gelecek: Çıkış Nerede?
Bir: Dünyanın neresine bakarsak bakalım aynı şeyi görürüz: Her geçen gün daha fazla büyüyüp derinleşen istikrarsızlık ve kaos! Tarihsel sınırlarına ulaşarak tıkanan kapitalist sistem, toplumsal ve çevresel sorunları çözme kapasitesini yitirdiği için hemen her şeyi krize dönüştürüyor. Emperyalist hegemonya krizi ve bunun bir ifadesi/dışavurumu olan Üçüncü Dünya Savaşı, kapitalist sistemin uluslararası kurumlarının altını oyup onları adeta bir boşluğa fırlatıyor. Serbest ticarete, piyasa egemenliğine, burjuva demokrasisini yücelten liberal kapitalist ideolojiye dayalı emperyalist-kapitalist sistemin uluslararası kurumları ve...

Binler İstanbul’da “Kayyuma Geçit Yok” Dedi, Demokratik Haklara Sahip Çıktı!

Binler İstanbul’da “Kayyuma Geçit Yok” Dedi, Demokratik Haklara Sahip Çıktı!
İstanbul Emek, Barış ve Demokrasi Güçleri 29 Haziranda Kartal Meydanında “Emeğimiz, Özgürlüğümüz İçin Kayyuma Geçit Vermeyeceğiz” sloganıyla miting düzenledi. DEM Partinin 31 Mart seçimlerinde kazandığı Hakkâri Belediyesine kayyum atanmasına ve Kürt halkının demokratik haklarının gasp edilmesine tepki gösterildi. Mitinge DEM Parti, CHP, TİP, EMEP, DİSK, KESK, TMMOB gibi birçok parti, sendika, sosyalist örgüt ve demokratik kitle örgütü katıldı. Marmaray Başak Durağında toplanan emekçiler, Kartal Meydanına yürüdü. Yürüyüş ve miting sırasında emekçiler coşkuyla “Kayyuma Geçit Vermeyeceğiz”,...

Kenyalı Emekçiler Ayağa Kalktı, Hükümet Vergi Artışlarını Geri Çekti!

Kenyalı Emekçiler Ayağa Kalktı, Hükümet Vergi Artışlarını Geri Çekti!
Kenyalı emekçiler, hükümetin vergi artışlarını kapsayan yasa tasarısını geri çekmesi için 18 Hazirandan beri çeşitli eylemler düzenliyorlardı. “2024 Finans Tasarısı” adını taşıyan yasanın 25 Haziranda meclisten geçirilmesi bardağı taşıran son damla oldu. Gençlerin başını çektiği protestolarda emekçiler, ülkenin kırsal bölgeleri dâhil pek çok kentinde öfke seli olup sokaklara aktılar; “Köle olmayacağız” ve “2024 Finans Tasarısını reddediyoruz” pankart ve sloganlarıyla tepkilerini ortaya koydular. Gençliğin dinamizminin damgasını vurduğu eylemler, gerçek mermi kullanan polisin azgın saldırılarına rağmen hız...

15-16 Haziran Direnişinin 54. Yıldönümü: Cüret Eden İşçi Sınıfına Selam!

15-16 Haziran Direnişinin 54. Yıldönümü: Cüret Eden İşçi Sınıfına Selam!
15-16 Haziran, demokratik haklara sahip çıkmadan ekonomik hakları geliştirip ilerletmenin bir yolu olmadığını da çıplak bir şekilde ortaya koymuştur. Yasal engellerle DİSK’in kolunun kanadının kırılması kaçınılmaz olarak işçilerin çalışma ve yaşam koşullarının kötüleşmesi anlamına gelecekti. Üretimi durdurup meydanlara inen 150 bin işçi, demokratik haklarına sahip çıktı. Birçok açıdan olduğu gibi bu açıdan da 15-16 Haziran Büyük İşçi Direnişi tarihi bir örnek sunmaktadır. Bugün Saray rejimi altında Mehmet Şimşek’in uyguladığı “yerli IMF” programıyla yoksullaştırılan işçi sınıfı...

Soykırımcı İsrail’e Karşı Dünya Emekçilerinin Mücadelesi Umudu Büyütüyor

Soykırımcı İsrail’e Karşı Dünya Emekçilerinin Mücadelesi Umudu Büyütüyor
İsrail katliamına karşı Müslüman coğrafyada sivil toplum tarafından örgütlenen güçlü bir ses yükselmezken, hemen her gün onlarca Batı kentinde on binlerin ve kimi zaman yüzbinlerin katılımıyla mitingler gerçekleştirilmesi dikkat çekicidir. Bu ülkelerin köklü bir işçi sınıfı ve sosyalist hareket geleneğine sahip olmalarını bugünkü eylemlerde de görebiliriz. Neticede bu faktörler hak arama bilincinin, haksızlığa ve zulme karşı durma kültürünün gelişmesini sağlamaktadır. Ulusal dar sınırları aşıp “evrensel insan” olma bilinci kazanan emekçi kesimler savaşa ve şovenizme/ırkçılığa karşı...

YKS Gerçekten Yeteneklerimizi mi Ölçüyor?

YKS Gerçekten Yeteneklerimizi mi Ölçüyor?
Gençlik yıllarımızın en güzel zamanında gelecek kaygısı, sınav stresiyle boğuşup duruyoruz. Hayata dair daha pek bir bilgimiz olmamasına, eğitim sistemi yeteneklerimizi yönlendirmemesine rağmen ömür boyu yapacağımız mesleği seçmemizi bekliyorlar. Ama istediğimiz mesleği seçmek için öncelikle YKS denilen bir sınava girip yüz binlerce öğrencinin içerisinde istenilen puanı veya sıralamayı tutturmamız gerekiyor. Gençlerin koca bir hayatını 165 dakika süren bu sınavla belirliyorlar. Yılda sadece bir kez yapılan bu sınava hangi koşullarda hazırlanıp girdiğimiz kimin umurunda… Sınava bir...

Emperyalist Kapışmadan Filistin Halkının Payına Düşen: Soykırım!

Emperyalist Kapışmadan Filistin Halkının Payına Düşen: Soykırım!
Gazze’den paylaşılan görüntüler, Filistin halkının bu dünyada diri diri cehenneme gömüldüğünü gösteriyor. Yapay zekâ dâhil en modern silahlarla dünyanın gözü önünde bir halkın yok edilmesi, tarihsel sınırlarına gelip varoluşsal bir krize giren kapitalist sistemin insanlığın başına ne çoraplar ördüğünün de göstergesidir. Emperyalist ve kapitalist güçleri, savaşı ve İsrail’i durdurmaya zorlayacak tek güç işçilerin, emekçilerin, gençlerin birlikte güçlü bir karşı duruşu örgütlemeleriyle mümkün olacaktır. ABD ve Avrupa ülkeleri başta olmak üzere dünya genelinde giderek yükselen ve...

Musa Dağ’da Kırk Gün: Zulme Karşı Direnişin Öyküsü

Musa Dağ’da Kırk Gün: Zulme Karşı Direnişin Öyküsü
Ermeni halkı, “tehcir” adı altında aylarca süren acımasız soykırıma maruz bırakıldı Osmanlı-Türk egemenleri tarafından. “Ermeni koyunları mezbahaya götürülürken direnmez” diyordu İttihatçılar. Oysa çağlar boyu egemenlerin yarattığı en koyu karanlığa karşı direnenler, teslim olmayanlar her daim çıkmış ve tarihe damgasını vurmuştur. Nitekim hırstan gözü dönmüş Osmanlı-Türk egemenlerinin Ermeni “tehcir” planına karşı da isyanlar olmuştu. Musa Dağ Ermenileri kırıma karşı örgütlü olarak direnen nadir kesimdendi. Roman ve oyun yazarı Franz Werfel, tarihe Musa Dağ İsyanı olarak geçen...

Peru’da İsyan Sürüyor, Kısırdöngü de!

Peru’da İsyan Sürüyor, Kısırdöngü de!
15 Aralık genel grevine hazırlanan emekçiler, “çözüm olmazsa devrim olur” diye haykırıyorlardı. Oysa çözümü yaratacak olan da bizzat devrimin kendisi! Peru’da ve Latin Amerika’da yıllardır tekrar edip duran kısırdöngünün kırılabilmesi için işçi sınıfının ve emekçilerin kapitalist düzeni yıkma perspektifiyle örgütlenmesi ve hareket etmesi gerekiyor. Sıklıkla ayağa kalkan, bir isyan geleneğine ve kendi delegelerini seçerek mücadele örgütleme kültürüne sahip Latin Amerikalı emekçiler, mücadeleyi daha ileri çekebilecek bir deneyime ve potansiyele sahiptir. Perulu işçiler, köylüler, öğrenciler, yerliler...