Ne Molla Rejimi Ne Pehlevi, Çözüm İşçi İktidarında!

Ne Molla Rejimi Ne Pehlevi, Çözüm İşçi İktidarında!
İranlı emekçilerin özlem duydukları özgürlükler, ne ABD’nin ne İsrail’in ne Pehlevi’nin ne de molla rejiminin umurundadır! Onlar egemen olma ve çıkarlarını garanti altına alma kavgası veriyorlar; dengeler değişince kısa sürede anlaşmaktan bir an olsun geri durmayacaklardır. Bu gelişmeler, İran’a yönelik olası bir emperyalist saldırı ve rejim değişikliği durumunda işçi sınıfının nasıl bir tutum alması gerektiği sorusunu son derece yakıcı hale getirmektedir.

Lenin’i Farklı Yapan Neydi?

Lenin’i Farklı Yapan Neydi?
Çoğu insan, özellikle içe kapalı ve değişim dinamiğinin zayıf olduğu toplumlarda, verili yapıya aynen uyum sağlar; önceki kuşakların ilişkiler ağının dışına çıkamaz, buna cesaret edemez, hatta bunu düşünemez bile ve adeta onların bir tekrarına dönüşür. Fakat her şeye rağmen, az sayıda insan büyük bir tutku ve iradeyle yerel, dar kültürel kalıpları aşarak evrensel dünyanın bir parçası olur; hem dönüşür hem de dönüştürür. Lenin işte bu tür insanlardandır.

İlyiç-Lenin Hakkında Anılar

İlyiç-Lenin Hakkında Anılar
Anna, hem ailenin en büyüğü olması hem de Lenin’in etrafındaki devrimci çekirdeğin bizzat içinde yer alması nedeniyle, Ulyanov ailesinin yaşamı, çocukların karakter özellikleri ve Lenin’in mücadelesi hakkında doğrudan ve en güvenilir kaynak konumundadır. Nitekim Anna’nın, kardeşlerinin yaşamını ve mücadelesini anlattığı Aleksandr İlyiç Ulyanov Üzerine Hatıralar ve İlyiç Hakkında Anılar çalışmaları, Lenin biyografisi yazan bütün tarihçilerin temel başvuru kaynağıdır.

Onların Mücadeleyi Önleme Planları Varsa…

Onların Mücadeleyi Önleme Planları Varsa…
Kolluk güçleri de şimdiden hazırlanmaya başlamış. Maraş’ta “grev ve lokavt önleme planı” adı altında tatbikat yapıldığını televizyonda gördüğümde ilkin inanamadım. Önümüzdeki dönemde belli ki patronlar ve iktidar, işçilerin kahredici koşullara daha fazla katlanamayacağını, tepkilerin ve grevlerin artacağından korkmakta ve hazırlık yapmaktadır. Bizim de işçi sınıfı olarak örgütlenmekten, fabrikalarda ve meydanlarda hak arama mücadelesi vermekten başka çaremiz yok.

The US Abduction of Maduro and Imperialist Banditry!

The US Abduction of Maduro and Imperialist Banditry!
Supporting the Bolivarian bourgeoisie and the rotten Maduro administration, under the cover of an anti-imperialist rhetoric that does not transcend the framework of anti-Americanism, is incompatible with the principles of revolutionary Marxism and the interests of the working class. Undoubtedly, the Venezuelan working class must struggle at the forefront against US aggression and the collaborator monopoly bourgeoisie.

ABD’nin Maduro’yu Kaçırması ve Emperyalist Haydutluk!

ABD’nin Maduro’yu Kaçırması ve Emperyalist Haydutluk!
Anti-Amerikancılık çerçevesini aşmayan bir anti-emperyalizm söylemi eşliğinde Bolivarcı burjuvazinin ve çürümüş Maduro yönetiminin desteklenmesi, devrimci Marksizmin ilkeleriyle ve işçi sınıfının çıkarlarıyla bağdaşmaz. Hiç şüphe yok ki Venezuela işçi sınıfı, ABD saldırganlığına ve onun işbirlikçisi tekelci burjuvaziye karşı en ön safta mücadele etmek zorundadır.

MESEM: Sermayenin “Bakir” Sömürü Çarkı!

MESEM: Sermayenin “Bakir” Sömürü Çarkı!
MESEM gibi projelerle işçi sınıfının genç ve en savunmasız kuşaklarını oluşturan çocuklar, artan ölçüde sermayenin sömürü çarklarına itilmek isteniyor. Türkiye kapitalizmi ve özellikle de iktidar beslemesi burjuva kesimler için çocuk emeği, sermaye birikimini ve rekabet gücünü artıracak bakir kaynak konumundadır. Sermayenin birikip büyümesinin tarihi, aynı zamanda çocuk emeğinin sömürülmesinin de tarihidir.

2026 Asgari Ücreti 28 Bin Lira: İşçilerin Sefaleti, Kapitalistlerin Zenginliği Büyüyecek!

2026 Asgari Ücreti 28 Bin Lira: İşçilerin Sefaleti, Kapitalistlerin Zenginliği Büyüyecek!
Kapitalist sınıf ve iktidar eliyle Türkiye’de ortalama ücret haline getirilmiş olan asgari ücret, bir kez daha açlık sınırının altında bırakıldı. Yerli ve yabancı sermaye tekelleri ile iktidar çevresindeki sermaye grupları, işçi sınıfına karşı domuz topu gibi birleştiler. 2026 asgari ücretine yapılan bu sefalet zammıyla birlikte emek gücü, kendi değerinin çok altında bırakıldı ve maliyetler daha da aşağıya çekildi. Bunun anlamı açıktır: İşçi sınıfının alım gücü daha da düşecek, yoksulluk çukuru derinleşecek, sefalet koşulları yaygınlaşacak. Ancak...

Binlerce İşçi Gebze’den Haykırdı: Asgari Değil İnsanca Yaşam!

Binlerce İşçi Gebze’den Haykırdı: Asgari Değil İnsanca Yaşam!
2026 yılı asgari ücreti tespit görüşmeleri ve MESS sözleşmeleri devam ederken, DİSK, “Gelirde-Vergide Adalet, İnsanca Yaşanacak Ücret” talebiyle Gebze’de bir miting düzenledi. Mitinge DİSK’e bağlı sendikalar, sosyalist örgüt ve partiler katıldı. Birleşik Metal-İş Sendikasına üye metal işçileri mitinge yoğun bir katılım sağlarken, metal patronlarının örgütü MESS’in 3 yıllık sözleşme ve sefalet zammı dayatması coşkulu sloganlarla protesto edildi

Smart Solar İşçileri Dayanışmayla Kazanacak!

Smart Solar İşçileri Dayanışmayla Kazanacak!
Smart Solar işçilerinin grevi devam ediyor. Gelecek Bizim Gelecek Sosyalizm grubundan kadınlar olarak Smart Solar işçilerini grevlerinin 53. gününde ziyaret ettik. DİSK Birleşik Metal-İş Sendikası Gebze 1 Nolu Şubede örgütlü işçilere patronun teklif ettiği zam, matematiği keşfedenlerin bile şaşıracağı kadar düşüktü. Yüzde 6! Yüksek enflasyon, eriyen ücretler ve artan hayat pahalılığı karşısında neredeyse bir şaka gibiydi. Patronun sefalet zammı teklifini kabul etmeyen, geçinebilecekleri bir ücret talep eden, çocuklarının daha sağlıklı koşullarda yaşayabilmesi için haklı mücadele eden...

“Kendimi Ceset Gibi Hissediyorum” Dedirten Bu Sisteme Lanet Olsun!

“Kendimi Ceset Gibi Hissediyorum” Dedirten Bu Sisteme Lanet Olsun!
Aynı tezgâhta çalıştığım arkadaşım daha 22 yaşında. Bir taraftan esnerken ve gözlerimizden uyku akarken soruyorum; “nasılsın?” Bıkkın, yorgun, bıraksan yere düşecekmiş gibi yüzüme bakıyor. “Ceset gibiyim” diyor! Canım acıyor bu sözü duyunca, öylece yüzüne bakıyorum. Üstüne bilinçli olarak düşünsem böyle bir cevap veremezdim ben. Hayatının baharında, önünde koca bir yaşam var değil mi? Enerjik ve umut dolu olması lazım değil mi? Ama değil, “ceset gibiyim” diyor.

Yabancılaşma ve Gündelik Yaşam: Kapitalizm Yıkılmadan Cehennemden Çıkış Yok!/2

Yabancılaşma ve Gündelik Yaşam: Kapitalizm Yıkılmadan Cehennemden Çıkış Yok!/2
İnsani duyumsamanın ortadan kalkması, insanın toplumsal varlığının, onu insan yapan tüm özelliklerinin ortadan kalkması anlamına gelir ki bu da bilinçli bireyin kendisini anlamsız ve ölü gibi hissetmesine neden olur. İnsan, her eyleminde kendisini daha fazla insanlaştırmak, bu doğrultuda canlı ve etkin bir varlık olduğunu göstermek ister. Fakat kapitalizm altında insan her yönden kötürümleşir
Emekçi Kadınlardan 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü Mesajları

Korkunun ve Şiddetin Olmadığı, Özgür ve Eşit Olduğumuz Bir Yaşam İçin!

Korkunun ve Şiddetin Olmadığı, Özgür ve Eşit Olduğumuz Bir Yaşam İçin!
Bu sistem yaşamlarımızı değersizleştiriyor. İşte bu yüzen mücadele etmeliyiz, gençler olarak sosyalizm mücadelesine katılmalıyız! Benim yerime başkası yapar mantığını bırakıp alanlara dolup taşmalıyız. Bu çürümüş çarkı bozuk düzeni ancak birlik ve beraberlik içinde, el ele, omuz omuza değiştirebiliriz. Biz sosyalist kadınlar için bu mücadele yalnızca kadınların değil tüm işçi sınıfının özgürlük mücadelesidir. Kadının yaşam hakkı, güvenceli bir hayat ve özgürlük talebi ancak mücadeleyle kazanılır.
Emekçi Kadınlardan 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü Mesajları

Eşitsizliği, Ezilmeyi, Şiddeti, Yok Sayılmayı Kabul Etmiyoruz!

Eşitsizliği, Ezilmeyi, Şiddeti, Yok Sayılmayı Kabul Etmiyoruz!
Hiçbir kadın boyun eğmek zorunda değil. Hiçbir kadın yalnız değil. Bugün susmak yerine yan yana geliyoruz. Korkuya değil, dayanışmaya yaslanıyoruz. Çünkü bir kadının özgürleştiği gün, toplumun zincirlerinden biri daha kırılır. Ve biz o zincirin tamamen kopacağı güne kadar, tüm gücümüzle savaşacağız ve yeni özgür bir yaşamı kendi ellerimizle kuracağız.
25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü

Başka Türlü Bir Yaşam İçin Mücadeleden Başka Seçeneğimiz Yok!

Başka Türlü Bir Yaşam İçin Mücadeleden Başka Seçeneğimiz Yok!
Gelecek Bizim Gelecek Sosyalizm grubu olarak, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü yaklaşırken kadın ve erkek işçiler, gençler, öğrenciler olarak bir araya geldik, Diren filmini izledik. Film 1900’lü yılların İngiltere’sinde geçiyor. Kadınların oy hakkı mücadelesi filmin ana teması olsa da, kadınların bir birey olarak yok sayıldığı, aşağılanıp horlandığı dönem çarpıcı karelerle gözler önüne seriliyor. Emekçi kadınların hem kadın olarak ezilmesi hem de sömürülmesi sergileniyor. Küçücük yaştan itibaren çamaşırhanelerde çalışan kadın işçiler gün...