Emekçi Kadınlar: Saygı Görmek, Eşit ve Özgür Bir Yaşam İstiyoruz!

Emekçi Kadınlar: Saygı Görmek, Eşit ve Özgür Bir Yaşam İstiyoruz!
İstanbul Pendik’ten bir kadın metal işçisi: 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Gününü kimi kadınlar zulmün, savaşın, yıkımın ortasında kimi kadınlar ise zevk ve sefa içinde, yaşadıkları bambaşka bir dünyada karşılayacaklar. Yine ekranlarda büyük firmaların kadın patronlarının sözde “Kadınlar Günü” mesajlarını göreceğiz, reklamlar izleyeceğiz. Bizim dünyamızla alakası olmayan süslü cümleler duyacağız. Elbette ki gerçeğimiz bu değil. Bizler bütün gün son nefesimize kadar çalışıp sonra da koşar adım geldiğimiz evimizde çocuklarımıza bir tabak yemek hazırlamanın derdine düşüyoruz....

Aleksandra Kollontay: Emekçi Kadınlar Günü Nasıl ve Neden Örgütlendi?

Aleksandra Kollontay: Emekçi Kadınlar Günü Nasıl ve Neden Örgütlendi?
Kadınlar Günü ya da Emekçi Kadınlar Günü uluslararası dayanışma günü olmanın yanı sıra, proleter kadınların gücünü ve örgütlülüğünü gözden geçirip değerlendirme günüdür. Ancak bu yalnızca kadınlara özel bir gün değildir. 8 Mart, işçiler ve köylüler, tüm Rus emekçileri ve dünya işçi sınıfı için tarihi ve unutulmaz bir gündür.

Gülün Adı: Gülmeyi Yasaklamak ya da Zehirli Kitaplar!

Gülün Adı: Gülmeyi Yasaklamak ya da Zehirli Kitaplar!
Umberto Eco’nun Gülün Adı isimli romanından yine aynı isimle sinemaya uyarlanan filmi bir grup kadın olarak izledik. Film 14. yüzyılın İtalyası’nda geçiyor. 700 yıl öncesini anlatmasına rağmen birçok konuda bugünle bağlar kurmak mümkün. Orta Çağ karanlık bir dönem. Bugün de kendine has karanlık bir dönem değil mi?
McKinley'den Trump'a, Grönland, Ukrayna paylaşım masasında

Trump ABD Emperyalizminin Derdine Çare Olacak mı?-2

Trump ABD Emperyalizminin Derdine Çare Olacak mı?-2
Aslında Trump gibi birisi olmadan kaç zamandır Batı kampında yaşanan çıkışsızlığın aşılması pek mümkün değildi. Zaten bir diktatör olmayı arzulayan ve bu şekilde hareket eden Trump, aynı kumaştan meslektaşı Putin’in iş tutma tarzına hayran birisi. Üstelik bir tüccar olan Trump, açıkça yalan söylemeyi bir üstünlük sayıyor, “ben yaptım oldu” diyerek hızlıca manevra yapabiliyor, bunun sonuçlarına aldırmıyor.

Rejimin Toplumu Sindirme Operasyonu

Rejimin Toplumu Sindirme Operasyonu
Faşist rejim dizginlerinden boşalmış baskı dalgasıyla toplumu zapturapt altına almaya, her türlü direniş odağını kırmaya, yoksulluğa, düşük ücretlere, demokratik hakların yok sayılmasına itiraz eden emekçilerin sesini boğmaya çalışıyor. İşçilere, sosyalistlere, Kürtlere, muhalif gazetecilere karşı

Trump ABD Emperyalizminin Derdine Çare Olacak mı?-1

Trump ABD Emperyalizminin Derdine Çare Olacak mı?-1
ABD başkanı seçilen Donald Trump’ın 20 Ocakta göreve başlaması, dünyanın her köşesinde yoğun bir ilgi ve merakla takip edildi. Üstelik yalnızca şu ya da bu ülkenin diplomatları, siyasetçileri veya gazetecilerinden söz etmiyoruz. Güney Amerika’dan Türkiye’ye dek sorulduğunda “siyasetle ilgilenmiyorum” cevabını...

6 Şubat Depremlerini Felakete Dönüştüren Yağma ve Rant Düzenidir!

6 Şubat Depremlerini Felakete Dönüştüren Yağma ve Rant Düzenidir!
Depremin hemen ardından emekçiler yardıma koştular. Sendikalar, sosyalist örgüt ve partiler deprem bölgesine gittiler, büyük bir dayanışma örgütlediler, halka yardım ettiler. Ben de o günlerde Hatay’a giderek örgütlenen dayanışmanın bir parçası olduğum için mutluyum.

Siyaset Onlara Helal, Bize Haram mı?

Siyaset Onlara Helal, Bize Haram mı?
Siyasi iktidar, biz işçilere siyaset yapmayın diyor, siyaset yapmayalım diye gözdağı veriyor. Toplumu her yerde ve her yönden baskı altına alıyor. Okullarda, üniversitelerde öğretmenler tarafından siyaset yapmayın deniyor ve hatta “siyaset yapmayacağım” diye imza attırılıyor. Sokakta ağzını açıp iktidarı eleştiren hemen gözaltına alınıyor. İşyerlerinde de durum farklı değil. Çalıştığım fabrikada sarı sendika tarafından telefonlarımıza şu mesaj gönderildi: “İş yerinde, serviste vs. siyaset yapmayın, birbirinizin görüşüne saygı duyun.” Aklım almıyor, sanki gerçek olmayan, sislerle çevrili, her...

Grand Kartal Otel Yangını: Reklamlar Sahte Katliam Gerçek!

Grand Kartal Otel Yangını: Reklamlar Sahte Katliam Gerçek!
36’sı çocuk olmak üzere 78 insanın hayatını kaybetmesi yangınla açıklanamaz; ortada kapitalist açgözlülüğün yani kâr hırsının neden olduğu bir katliam var! Kâr hırsı, kuralsızlık ve denetimsizlik birleşerek iş cinayetlerine ve Grand Kartal Otel benzeri yangınlara, katliamlara yol açıyor. Dolayısıyla iş cinayetlerinin veya katliama yol açan yangının tek sorumlusu patronlar değil, onlarla birlikte siyasi iktidardır!

Los Angeles Yangını ve Gençlerin Geleceği

Los Angeles Yangını ve Gençlerin Geleceği
Zamanın alabildiğine hızlandığı, neredeyse her önemli toplumsal sorunun evrenselleştiği ve hatta krize dönüştüğü, garip, sarsıcı bir dönemin içindeyiz. En basitinden, diyelim gençlerin yaşadığı işsizlik, kendini değerli ve yararlı hissetmeme, tükenmişlik, depresyon, geleceksizlik hakkında konuşuyoruz. Rüyalar ülkesi olarak gösterilen dünyanın en güçlü, en zengin ülkesi ABD’de yangın günlerdir nasıl olur da söndürülemedi?

Hrant Dink Anıldı, Katilleri Lanetlendi!

Hrant Dink Anıldı, Katilleri Lanetlendi!
Hrant Dink, bu topraklarda halkların barış ve kardeşlik içinde eşit ve bir arada yaşamasını savundu, egemenlerin kirli ve zehirli dilinin halklar arasına duvarlar örmesine karşı mücadele etti. O duyarlı, duygulu, demokrat, sosyalist Ermeni bir aydındı. Ermeni halkına karşı uygulanan kırım ve zulme, yaşanan tarifsiz acılara rağmen burjuva milliyetçiliğinin tuzağına düşmedi, inatla Türk, Ermeni, Kürt halklarının kardeşliğini savundu, birbirlerinin acılarını sahiplenmeleri gerektiğini vurguladı.

İş Cinayeti Düzeni Katlediyor: 2024’te En Az 1897 İşçi Yaşamını Kaybetti!

İş Cinayeti Düzeni Katlediyor: 2024’te En Az 1897 İşçi Yaşamını Kaybetti!
2024 yılı da Türkiye işçi sınıfı tarihine kara bir leke olarak yazıldı. İSİG Meclisinin açıkladığı verilere göre 2024 yılında en az 1897 işçi hayatını kaybetti. AKP-MHP iktidarının “Büyük Türkiye Yüzyılı” diye başlattığı süreç, işçi sınıfına sadece yıkım ve felaket getiriyor. “Büyük Türkiye”de işçilerin payına ağırlaşan yoksullaşma ve yaşam standartlarının daha da kötüleşmesi, iş cinayetlerinde ölmek, yaralanmak ve sakatlanmak düşüyor.

Önümüzde Dağ Gibi Sayısız Engel Var Ama Aşacağız!

Önümüzde Dağ Gibi Sayısız Engel Var Ama Aşacağız!
Metal grevi gibi Polonez direnişi de, direngen bir mücadelenin başarı getireceğini bir kez daha ortaya koymuş, herkese moral vermişti! İşçilerin örgütlenmesinin, bilinçlenmesinin ve mücadele etmesinin önünde dağlar kadar engel var, bunları biliyoruz. Ama bu dağları ve engelleri aşmaktan başka çaremizin olmadığını da biliyoruz. O zaman zamanımızı boşa harcamadan ve umutsuzluğa asla kapılmadan işçiler olarak örgütlenmeliyiz!

Polonez Direnişçisi Kadın İşçi: Hayata Bakış Açım Değişti!

Polonez Direnişçisi Kadın İşçi: Hayata Bakış Açım Değişti!
Polonez işçileri düşük ücretlere ve ağır çalışma koşullarına dur demek için Tek Gıda-İş Sendikasında örgütlendiler, işten atıldılar. Ama çoğunluğunu kadınların oluşturduğu işçiler, evlerinin yolunu tutmayıp fabrika önünde direnişe geçtiler. Bu direniş sürecinde defalarca polis ve jandarmanın saldırısına uğradılar. Patron, işçilerin direnişini kırmak için her türlü oyunu oynadı, müftüyü bile devreye soktu. İktidar, polis, müftü hep birlikte patronun arkasında saf tutarken, direnişçi işçilerin yanında ise mücadeleci sendikalar, sosyalist parti ve örgütler vardı. Bu yüzden dayanışma her...