Emperyalist Savaşa, Kapitalist Sömürüye, Kadınların Ezilmesine Son!

Emperyalist Savaşa, Kapitalist Sömürüye, Kadınların Ezilmesine Son!

8 Mart: Direncin, Umudun ve Kararlılıkla Değiştirmenin Tarihi

Burjuva kadınlarla emekçi kadınların sorunları aynı olmadığı gibi mücadeleleri de ortak değildir. Sömürücü burjuva kadınlar ile sömürülen ve ezilen emekçi kadınların birlikte kapitalist sömürüye karşı çıkmaları, eşitlik ve özgürlük için birlikte mücadele vermeleri eşyanın doğasına aykırıdır...

Aleksandra Kollontay: Emekçi Kadınlar Günü Nasıl ve Neden Örgütlendi?

Kadınlar Günü ya da Emekçi Kadınlar Günü uluslararası dayanışma günü olmanın yanı sıra, proleter kadınların gücünü ve örgütlülüğünü gözden geçirip değerlendirme günüdür. Ancak bu yalnızca kadınlara özel bir gün değildir. 8 Mart, işçiler ve köylüler, tüm Rus emekçileri ve dünya işçi sınıfı için tarihi ve unutulmaz bir gündür.

Emekçi Kadınlar: 8 Mart Ruhuyla Değişiyor, Değiştiriyoruz!

8 Mart Uluslararası Emekçi Kadınlar Günümüz kutlu olsun! Ne yazık ki bir 8 Mart’ı daha karanlık bir süreçte karşılıyoruz. Başımızı nereye çevirsek savaşın getirdiği acıları en derin duygularla hissediyoruz. Savaş, yıkım, açlık, ailesini kaybeden kadınlar ve annesiz kalan çocuklar… Yaşadığımız dünya, gözleri doymayan egemenlerin elleriyle bir yok oluşa doğru gidiyor.

Cibali Kadın İşçilerinden Bugüne: Kreş Haktır, Çalışma Saatleri Kısaltılsın!

Görev, bize düşüyor! Sorun bizim sorunumuzsa, bu sorunları çözmek için harekete geçmeliyiz. Patronlar gelip bizim adımıza fabrikaya kreş açılması için, okullarda çocuklara bir öğün ücretsiz yemek verilmesi için ya da iş saatlerinin kısaltılması için mücadele etmeyecek! Çalışma saatleri kısaltılsın! Eşit işe eşit ücret sağlansın! Doğum ve emzirme süreleri uzatılsın, çocuk bakım sorumluluğu için babalara da eşit haklar tanınsın! Her fabrikaya, her mahalleye ücretsiz ve nitelikli kreş açılsın!

Kadın İşçiler Olarak Yeni Ekim Devrimleri İstiyoruz!

Bugün gelişmiş teknolojiyi kullanarak yukarıda sözünü ettiğimiz düzenlemeleri derhal hayata geçirebiliriz. O zaman bizler de gün yüzü görebiliriz. Ancak insanı hiçe sayan, her şeyin kâra odaklı olduğu kapitalizmin varlığı insanlığın ileriye adım atmasının önünde engeldir. Yaşamlarımızı cehenneme çeviren kapitalizmde zorluklar karşısında güçlü durmak, ayakta kalabilmek için işçi sınıfının sosyalizm mücadelesine katılmaktan ve Ekim Devriminin yolunda yürümekten başka seçeneğimiz yok!

Çocuklara Cinsel Saldırı Vakaları ve Manipülasyonlar

Seçimlerin hemen ardından ülkenin doğusundan batısına pek çok kentten arka arkaya gelen kayıp çocuk haberleri Türkiye gündemine otur(tul)du. Ağrı ve Ankara’da iki kız çocuğunun kayıp haberlerinin ardından katledildiklerinin ortaya çıkması...

Dilovası’nda 6 Kadın İşçinin Yanarak Ölmesinin Sorumlusu Patron Düzeni ve Siyasi İktidardır!

8 Kasım sabahı Kocaeli’nin Dilovası ilçesinde bulunan Ravive Kozmetik’te 6 kadın işçinin canını alan yangın ile 25 Mart 1911’de ABD’nin New York kentinde Triangle gömlek fabrikasında 146 kadın işçinin canını alan yangın arasında tarihsel bir süreklilik var. Bu tarihsel sürekliliği sağlayan şey, kapitalist kâr düzenidir, onun işleyiş yasalarıdır! Dönem ve mekân değişse de kapitalist açgözlülük değişmeden kalıyor ve işçilerin canını almaya devam ediyor.

Eşitsizliği, Ezilmeyi, Şiddeti, Yok Sayılmayı Kabul Etmiyoruz!

Hiçbir kadın boyun eğmek zorunda değil. Hiçbir kadın yalnız değil. Bugün susmak yerine yan yana geliyoruz. Korkuya değil, dayanışmaya yaslanıyoruz. Çünkü bir kadının özgürleştiği gün, toplumun zincirlerinden biri daha kırılır. Ve biz o zincirin tamamen kopacağı güne kadar, tüm gücümüzle savaşacağız ve yeni özgür bir yaşamı kendi ellerimizle kuracağız.

İşçi Kadınların Gözünden 15-16 Haziran 1970 Büyük İşçi Direnişi

Türkiye işçi sınıfı 15-16 Haziran 1970’te, iki uzun gün boyunca İstanbul’dan Kocaeli’ne uzanan hat boyunca sadece üretimi durdurmadı. Fabrikalarından çıkan işçiler, birçok koldan yürüyüşe geçtiler; E-5 karayolu başta olmak üzere ana yolları ve caddeleri trafiğe kapatarak kent merkezlerine doğru ilerlediler. Önlerine konan polis ve asker barikatını defalarca aştılar. Kadın işçiler...

Kadına Şiddet Kapitalizmin Yıkılmasıyla Son Bulur

Kadına yönelik cinsiyetçi yaklaşımlar, ayrımcılık ve şiddet kapitalizm öncesi sınıflı toplumlara kadar uzanan tarihsel ve derin bir sorundur. Ancak kadının yaşadığı bu tarihsel sorun kapitalizm altında aşılmamış, tersine kadınların karşı...

Kadına Şiddeti ve Erkek Egemen Zihniyeti Doğuran Kapitalizmdir!

1930’dan 1961’e değin süren Dominik Cumhuriyeti’ndeki Trujillo diktatörlüğüne karşı mücadele eden Mirabal kardeşlerin polis tarafından vahşice katledildiği tarih olan 25 Kasım, dünyada Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü olarak her yıl...

Kapitalizm Kadınları Fuhuş Bataklığına Sürüklüyor

Avrupa’ya gidip iş bulabilme umuduyla her yıl binlerce Afrikalı göç yollarını tutuyor. Umut yolculuğuna çıkan yüzlerce Afrikalı göçmen, burjuva medyada karanlık sulara gömülen tekne haberleriyle gündeme geliyor çoğu zaman. Oysa...

Marksizmin Doğuşuna Emek Veren Kadınlar

Kapitalizm, geldiği aşama itibariyle artık yaşlanmış ve gericileşmiş bir sistem olarak karşımızda duruyor. Bu çürümüş sistemin topluma vaat edebileceği olumlu bir tek şey kalmamış durumda. İşçi ve emekçi kitlelerin yaşamı...

Patronlara ve Sarı Sendikalara İnat Yaşasın 8 Mart!

Her türlü zorluğa, sömürüye, baskıya, tacize ve ezilmişliğe rağmen, kadınlar bu yıl da 8 Mart’ta alanlardaydı. Hem Dünya Emekçi Kadınlar Gününü anmak hem de “biz buradayız” demek için bir araya geldiler. Birçok kentte ve alanda kadınlar, 8 Mart’ın tarihsel anlamını, kadınların sorunlarını ve mücadelesini

Rejimin “Aile Sevdası!”

Böyle bir rejimde kadın yalnızca doğurganlığıyla tanımlanır, birey olarak yok sayılır. Annelik yüceltilir, idealize edilir ama gerçekte değersizleştirilir. Kadınların annelikle birlikte karşılaştıkları ekonomik, psikolojik ve duygusal zorluklarla ilgilenilmez. Onlar çocuk bakımı ve ev işleri gibi görünmeyen, son derece tüketici işlerle boğuşurken, başlarını kaldırıp dünyada olup biteni sorgulamamaları istenir.

Yaşamı Direnenler Değiştirir!

Bugün sahip olduğumuz haklar, sanki birileri tarafından bizlere bahşedilmiş gibi gösteriliyor. Oysa bunun böyle olmadığını çok iyi biliyoruz. “Böyle gitmemeli” diyen, “Bu hayatı yaşamanın başka bir yolu olmalı” diye düşünen işçiler, emekçiler, sosyalistler ve devrimciler nice bedeller ödeyerek, tırnaklarıyla...