Emekçi Kadınlar: 8 Mart Ruhuyla Değişiyor, Değiştiriyoruz!
Bir grup emekçi kadın, 8 Mart 2025

İstanbul Avcılar’dan bir kadın metal işçisi: 8 Mart Uluslararası Emekçi Kadınlar Günümüz kutlu olsun! Ne yazık ki bir 8 Mart’ı daha karanlık bir süreçte karşılıyoruz. Başımızı nereye çevirsek savaşın getirdiği acıları en derin duygularla hissediyoruz. Savaş, yıkım, açlık, ailesini kaybeden kadınlar ve annesiz kalan çocuklar… Yaşadığımız dünya, gözleri doymayan egemenlerin elleriyle bir yok oluşa doğru gidiyor. 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Gününün bize bıraktığı mücadele geleneği biz emekçi kadınlar için pusula olmaya devam ediyor. Çünkü 8 Mart aynı zamanda kapitalizme karşı verilen mücadeledir. Sömürüye, haksızlığa, ağır çalışma koşullarına, cinsiyet ayrımcılığına, oy ve siyasal hakların yok sayılmasına karşı, her türlü baskıya zulme rağmen verilen mücadeledir 8 Mart. Canlarını ortaya koyan emekçi kadınlar mücadelede ne kadar kararlı olduklarını da gösterdiler.

Ama bugün egemenler 8 Mart’ın içini boşaltmaya onun bir mücadele günü olduğunu unutturmaya çalışıyorlar. Hediye alışveriş günü olarak bizlere gösteriyorlar. Ama biz mücadeleci kadınlar çok iyi biliyoruz işçi sınıfının ağır bedeller sonucunda doğan bir gündür bu gün. Kapitalistler mücadele verilmeden bize bir hak tanımaz. İşte bu yüzden gelecek kuşaklara daha güzel bir dünya bırakmak için mücadele etmeye devam ediyoruz. O yüzden diyoruz 8 Mart biz emekçi kadınlar için hediye günü değildir. Hayatları ellerinden alınan kadınların çığlığıdır. Toplumda eşit ücret alamayanların sesidir 8 Mart. Biz emekçi kadınlar hayattın her yerindeyiz. Bizler fabrikada, tarlada, evde, okulda, sokakta, işyerinde 24 saat emek verenleriz. Dünyadaki bütün zenginliği yaratan biz emekçileriz. 8 Mart’ın izinde, dünden bugüne emekçi kadınların mücadelesi sürüyor ve sürecek!

İstanbul Esenyurt’tan bir öğrenci: Merhaba, ben öğrenci bir kadınım. Bir genç olarak 8 Mart Uluslararası Emekçi Kadınlar Günün tarihini araştırdım ve o dönemdeki emekçilerin mücadele azmine hayran kaldım ve bana umut verdi. Kapitalist sistem her ne kadar bizleri içine hapsedip karamsarlığa boğmaya çalışsa da o dönemdeki işçilerin mücadele etmesi ve kazanım elde etmesi bizim bu sistemden kurtulacağımız umudunu besliyor, büyütüyor. Şu anda kapitalist sistemin toplumu hasta ettiği bir dönemden geçiyoruz. Gençlerin umutsuzluğa, depresyona sürüklendiği, bunaldığı ve kadın cinayetlerinin arttığı bir dönemden geçiyoruz. Ancak biz bu sorunların kapitalist sistem yüzünden olduğunu biliyoruz ve bizi karanlığa boğan bu sitemden kurtulmanın tek bir yolu var. Bu yol, mücadeleyle bu sistemi değiştirmektir!

Avusturya Viyana’dan bir emekçi kadın: 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar günümüz kutlu olsun! Hiçbir alanda eşit olmadığımız bu dünyada, yılmadan bıkmadan var olduğumuzu haykırıyoruz. Haklarımızı ve emeğimizin karşılığını alana kadar da susmayacağımızı herkes biliyor ve tam da bu yüzden korkuyorlar bizden. Korksunlar!

İstanbul Kartal’dan bir sağlık işçisi: 8 Mart… Bu günün varoluşunda ne çok emek ne çok acı ne azimli bir direniş yüklü. Bazı günlerin anlamlı olması için neden hep çileli yollardan geçilir? Kadın her yüzyılda sadece et parçası ve cinsel obje olarak görüldü. Hep ötekileştirildik. Sofrada bilYaşasın 8 Mart Uluslararası Emekçi Kadınlar Günüe yeri görülmeyen kadınlardık biz. Sessizliğimize gömülü bir hayatın içinde başladı ilk direnişimiz, o küller havalandı, havalandı ve göğsümüzde büyüdü.

Sofraya ekmek olduk aş olduk alın terimizle. Tarlada toprakla buluştuk akıttık bütün hıncımızı, fabrikalarda en ağır koşullarda bir erkek gücüyle varoluşumuzu ortaya koyduk, evde, dışarda her yerde biz kendimizi daha güçlü doğurduk.

Biz yoksak düzen yok, biz yoksak hayat yok, biz yoksak evren yok. Günümüz kutlu olsun… Her günümüzde bugünün direnişiyle var olsun!

Kocaeli Gebze’den petrokimya işçisi: Hoş geldin Mart! Yeniden doğuşun, var oluşun, mücadelenin, barışın ayı! Hoş geldin 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü!

8 Mart New York’ta bir dokuma fabrikasında uzun çalışma saatlerine, düşük ücretlere, eşit işe eşit ücret talepleriyle bir araya gelen kadınların mücadelesiyle başlayıp günümüze dek süregelen birlik olma, var olma savaşıdır. Maalesef ki erkek egemen devlet politikalarıyla insanları köreltmeye, cahilleşmeye ve yalnızlaştırmaya itiyorlar. “Sen işçisin, sen dindarsın, sen kadınsın, sen erkeksin, sen o partilisin, sen bu partilisin” diyerek insanları kutuplaştırarak bölüp parçalıyorlar.

İktidar, İstanbul Sözleşmesini yasadan kaldırarak kadın cinayetlerinin önünü açmakla kalmayıp, çocuk yaşta evlendirmelerin ve tacizin, tecavüzün de önünü açmış oldu. Kadına karşı şiddetin ve kadın ölümlerinin önünü açmış oldu. Kadınlara ve çocuklara karşı yapılan suçların cezasız kalmasının önünü açmış oldu.

Biz kadınlar, hayatın her alanında zaten birçok zorlukla karşılaşıyoruz. Bu zorlukların altından tek başımıza kalkmak tabii ki olanaksız. Bu yüzden hayat mücadelemizde tek başına olmadığımızı, kadınlar olarak çoğunluk olduğumuzu bilelim! Bu çoğunluğu ancak birlik olarak, bir araya gelerek, gücümüzü birleştirerek oluşturabiliriz.

Sistemin bize dayattığı hayatı, bize reva gördükleri yaşamı kabul etmiyoruz.

Biz kadınız.

Biz emekçiyiz, işçiyiz.

Biz dünyayı var edenleriz.

Biz insanız.

 

Biz kimsenin kölesi değiliz.

Kimsenin malı veya esiri değiliz.

Biz kadınız, korkmuyoruz, itaat etmiyoruz.

Bu hayat bizim, eşit ve özgürce yaşamak istiyoruz!

İstanbul Avcılar’dan bir lise öğrencisi: Ben bir genç olarak 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Gününü kadınlara çiçek ve hediye alınan bir gün olarak biliyordum. Gelecek Bizim Gelecek Sosyalizm sitesindeki yazıyı okuduktan sonra, aslında benim bildiğimin yanlış olduğunu anladım. Yani bize yanlış yansıtılıyor. Emekçi ifadesinden çok uzak, verilen mücadeleleri bile bile atlayarak, çiçek, hediye günü gibi lanse edilmesi aslında bütün emekçi kadınlara hakarettir! Dünya emekçi kadınlarının kadınlar gününü kutluyorum, günümüz kutlu olsun!

8 Mart: Direncin, Umudun ve Kararlılıkla Değiştirmenin Tarihi

Emekçi Kadınlar: Saygı Görmek, Eşit ve Özgür Bir Yaşam İstiyoruz!

Anneler Olarak Çocuklarımızın Geleceği İçin Öne Çıkalım!

İlgili yazılar

Okur Mektupları, 2 Nisan 2025
Okur Mektupları, 11 Ağustos 2024