Anneler Olarak Çocuklarımızın Geleceği İçin Öne Çıkalım!
İstanbul Esenyurt’tan bir kadın metal işçisi, 8 Mart 2025

Merhaba, ben metal fabrikasında çalışan bir kadın işçiyim. Yaşadığımız bu toplum kadınları hep ikinci plana atıyor. Biz kadın işçilerin hakları yokmuş gibi davranmamızı bekliyorlar. Aile içinde, toplumda söz sahibi olmamız istenmiyor. Çocuk doğurmak, büyütmek ömrümüzü törpüleyen ev işleri neden kaderimiz olsun? Biz kadınlar yoksulluğu daha derin yaşıyoruz. Çünkü ocakta yemek yoksa kadın hesabını verir sanki yoksulluğun sebebi kadınmış gibi… Evde işyerinde görülmeyen emeğimizin görülmesini istiyoruz. Daha önce bir kadın olarak böyle düşünmezdim, kapalı bir kutunun içinde yaşardım sanki… Sonra yolum mücadeleyle kesişti ve 8 Mart Dünya Emekçi Kadınların Gününün tarihini öğrendim, çok etkilendim.

Bizleri nefessiz bırakan bu düzene karşı mücadele etmekten başka bir çare olmadığı gördüm. Hayata bakış açım değişmeye başladı. Hiç kitap okumayan biriydim, şimdi roman okumaktan zevk alıyorum. En son Gorki’nin ANA romanını okudum. Romanda Pelageya’nın oğlu Pavel mücadeleyle tanışır. Pelageya’nın hayatı acılarla doludur. Pelageya başlangıçta kocasının ve toplumun üzerinde uyguladığı baskı ve şiddete sesini çıkaramayan, hakkını aramayan bir kadındır. Mücadeleyle tanışan oğlu ve çevresinin etkisiyle insanların acısını algılayan ve onları uyarmaya, uyandırmaya çalışan bir savaşçı haline gelmesi beni derinden sarstı. Gün yüzü göremeyen ananın dünyasına ışık olur oğlu, onun sayesinde mücadeleyle tanışır. Roman düşüncelerimi berraklaştırdı. Ben bir anneyim, hep çocuğumun aç kalmaması için çalışıp didinirdim. Mücadele içinde bu düşüncenin eksik olduğunu anladım. Hayatın gerçeklerini bilmeyen, duyarsız bir çocuk yetiştirmek insana acı veriyor. Biz annelerin hep kullandığı bir cümle var: “Ben hayatımı yaşamadım, çocuğum yaşasın.” Bu düşünce çocuklarımıza yapılan bir haksızlıktır. Biz onlara yaşanacak bir dünya bırakabiliriz. Çocuklarımızın aç karınlarını doyurmak için mücadele ediyoruz. Ama yaşamak sadece karın doyurmak mıdır?

Çocuklarımızın ayakları yere sağlam basan ve mücadele içinde şekillenen gençlerin olması ne kadar anlamlı, önemli. Yolumun mücadeleyle birleşmesi ve çocuğumun da mücadele içinde yetişmesi beni onurlandırıyor, mutlu ediyor. Bu duyguyu her annenin tatmasını isterim. Böyle anlamlı ve mücadele dolu bir günde sizlere bu güzel duygularımı açmak istedim. Biz kadınlar yeter ki isteyelim, değişime açık olalım, mücadeleye katılalım. Başka türlü çocuklarımıza nasıl güzel bir dünya bırakabiliriz? 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günümüz Kutlu Olsun!

Emekçi Kadınlar: Saygı Görmek, Eşit ve Özgür Bir Yaşam İstiyoruz!

8 Mart: Direncin, Umudun ve Kararlılıkla Değiştirmenin Tarihi

İlgili yazılar